Şivan Perwer ve Kürt sanatçılar neden desteklenmeli

‘in başı fena dertte. Tam da “Güler misin, ağlar mısın!?” temalı bir bir senaryo…

Konuya değindikten sonra Şivan Perwer’e çok önemli bir çağrım olacak. https://youtu.be/uaIJ50HYTFU

Kürt aydın, yazar, sanatçı ve önemli şahsiyetlere karşı itibarsızlaştırma girişimleri tüm hızıyla devam ediyor. Bunun son örnekleri Kürt sanatçılardan Pervin Çakar, Rewşan Çeliker ve Şivan Perver oldu.

Yıllardır devam eden özellikle Kürt sanatçılara karşı iç ve dış linç girişimleri çok ama çok ciddi bir sorun.

Artık yeter! Gerçekten yeter! Herkese Kürt sanatçıların sahipsiz olmadığını göstermeliyiz. Zamanında Yılmaz Güney’e, Şivan Perwer’e sahip çıksaydık ax ax iki gözüm Ahmet Kaya’ya hiç bir it sürüsü saldırmaya cesaret edemezdi. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi!?

Şeyh Said’in ailesi “Şeyh Said‘e şeyh diyen Şivan Perwer’i kınıyoruz, ona Şeyh diyemezsin, haddini bil!?” diye açıklama yaptı.

Qazi Muhammed’in oğlu ise açıklamasında “Qazi Mihemed‘e Qazi diyen Şivan Perwer’i kınıyorum” dedi.

En artistik çıkış da Sinemxan Bedirxan’dan geldi: “Mir Bedirhan‘a mir diyen Şivan Perwer haddini aşmıştır, özür dilesin ve çenesini kapasın.” Hey maşallah, bravoo, büyük kahramanlık!

Şaka yaptığımı mı sanıyorsunuz? Şaka yapmıyorum meselenin özü tam da bu! Durum biraz komplike yani uzunca lêlê’si ve ile lolo’su var ama konunun damıtılmış özeti bu.

Şivan Perwer’in konuşmasına tepki verenler ne Şivan Perwer’in konuşmasını anlamış ne de neye tepki verdiklerini bilmiyorlar.

Biz Kürtler sanatçılarımızı sahipsiz bırakıyoruz ya! İşte nerde boş gezenin boş kalfası varsa gündeme gelmek için Kürt sanatçılara saldırıyor.

Şivan Perwer katıldığı televizyon programında Qazi Mihemed, Mir Bedirxan Beg, Seyid Rıza, Mela Mistefa Barzani’den uzunca övgüyle bahsetti. Program sunucusunun sorusu üzerine Perwer; “Önceki Kürt liderler genelde dini ve siyasi şahsiyetlerdi. İki yönleri vardı. Örneğin Seyid Rıza hem seyid hem de toplum lideriydi. Şeyh Said hem Şeyh hem de toplum lideriydi. Qazi Mihemed de hem kadı yani din alimi hem de toplum lideriydi. Mela Mistefa Barzani hem Mela yani İmam hem de siyasi liderdi.” dedi.

Bu konuşmasında bir hakaret yok ki! Olan bir şeyi, bir realiteyi dillendirmiş. Kaldı ki biz Kürtler kendi varlıklarını, güçlerini bize feda eden seyid, şeyh, aşiret reisi ve imamlarımızla gurur duyuyoruz. Onları oldukları gibi seviyoruz.

Bir internet sitesi yayınladığı haberde aynen şunu yazdı: “Şivan Perwer’in NRT televizyonunda Kürt liderlere ‘Şeyh, Seyyid, Melle, Kadı…’ gibi ifadeler kullanmasına Şeyh Seîd’in torunlarından Kasım Fırat tepki gösterdi”. Komediye bakarmısın! Şeyh’e şeyh demek ne zamandan beri hakaret sayılıyor!?

Orijinal Kürt imam olabilmek için Kürt medreselerinde 12 ilim öğrenirlerdi. Matematik, Kimya, Fıkıh, Tevsir, Tıp, En az 3 dil ve gramerini, astronomi, mantık gibi alanlarda eğitim verilirdi. Yani orjinal Kürt medresesi mezunu “mela” veya “şeyh” olmak çok değerli bir şey! İşte sen gelde bunu kendi tarihini bilmeyen şuursuzlara anlat.

Peki Şivan Perwer’e karşı neden bu bu linç kampanyası organize edildi!?

Şivan Perwer bugünlerde Kürtlerin birlik olması için Xelil Xemgin, Diyar Dersim’in yanı sıra Kürt sanatçılarla birlikte önemli çalışmalar yürütüyor. Derken Kürt karşıtı karanlık odaklar harekete geçerek önemli Kürt aileleri ustaca telkinlerle kandırdı, onları Şivan Perwer’in üzerine sürdü.

Hatırlarsanız geçtiğimiz aylarda Rojava halkı için gözyaşı dökerek dünya kamuoyuna yardım için seslenen, Kürtleri birlik olmaya çağıran Şivan Perwer’di. Şivan Perwer’in bu girişimlerinden rahatsız olan Kürt karşıtı karanlık odaklar sembolik Kürt ailelerini oyuna getirerek Şivan Perwer’den intikam alıyor.

Koskocaman Şivan Perwer kalkıp bu saçmalıklara cevap vermek zorunda kaldı. “Ben fikrimi söyledim, söylediğim şey yanlış da olabilir, insan bazı şeyleri yaşayarak öğreniyor, polemiğe hakarete gerek yok” diyerek üzüntüsünü ifade etti. Bu arada lafı cuk! diye gediğine koymayı ihmal etmedi aslan parçası.

Bu psikolojik savaş Sadece Şivan Perwer’e karşı değil, tüm Kürt sanatçılara karşı yürütülüyor.

En son Rewşan Çeliker’e “Klasik Kürt şarkıları söyleyerek Kürt kültürünü sömürüyorsun, niye kendi bestelerin yok” diyerek saldırmışlardı. Halbuki albümünde hem kendi besteleri var, hem de Kürt bir sanatçının Kürt klasik eserlerini söylemesi çok doğal! Ama Kürt sanatçılar sanki durup dururken hakaret edilmek, itibarsızlaştırılmak için var. Rewşan Çeliker ki, Kürt diline son derece hakim, akademik müzik eğitiminin yanı sıra tiyatro ve Fransız edebiyatı okumuş bir şahsiyet. Kendini geliştiren, üreten değerli şahsiyetlerimizi linç edeerek motivasyonları kırmaya çalışanlara karşı durmamız, hadlerini bildirmemiz lazım.

Peki dünya çapında 3 defa en güçlü ses ödülü alan Perwîn Çakar’dan ne istiyorlar!? “Feqiyê Teyran’in şiirlerini şarkı olarak söyleyerek sömürüyorsun, Kürt kültürünü sömürüyorsun” diyerek linç kampanyası başlatıldı. Gundinooo hawar e! Bu nasıl bir saçmalık! Bu değerli sanatçımızın moral ve motivasyonunu kırmaya ne hakları var!?

Sosyal Medya, internet sitelerinde, televizyonlarda üreten, çabalayan Kürt sanatçılara hakaret edenlere, onları itibarsızlaştırmak isteyenlere, psikolojik savaş yürütenlere hiç acımayın sert tepki verin. Doğduklarına pişman edin! Çünkü bu çok ciddi bir mesele! Bakınız Ahmet Kaya ile Yılmaz Güney bu yüzden kahrolup canlarından oldular!

Zaten bir devletimiz yok, dilimizi koruyan bugüne taşıyanlar dengbejlerimiz, sanatçılarımızdır. Onlara çok şey borçluyuz. Onları korumak, desteklemek de bizim vefa borcumuz. Özellikle Kürt sanatçılar bu gibi durumlarda bir araya gelerek ortak tepki vermelidir.

Kürtler özellikle Şivan Perwer’e çok şey borçludur. Şivan Perwer muhteşem eserleriyle Kürt tarihine damgasını vurdu. Kürtler’in bugün bazı kazanımları varsa bunu önemli ölçüde Şivan Perwer’e borçluyuz. Mesela ben Kürtlük bilincimi Şivan Perwer sayesinde diri tuttum ve geliştirdim. Benim, sizin, hepimizin öğretmeni, ulusal rehberi. Düşünün savaşta yaralanan Peşmergeleri ameliyat etmek için anestezi yani uyuşturma imkanı, yoktu. Şivan Perwer’in şarkıları ameliyat sırasında açılır, bu şekilde uyuşturmadan ameliyatlar yapılırdı. Bunun ötesi var mı!?

Doğrusuyla yanlışıyla Şivan Perwer’e çok şey borçluyuz. Hepimizin için de böyle. Velevki söyledikleri hatalı olsun, her insan hata yapabilir, her insanın kusurları vardır! Hepimiz her gün hata yapıyoruz. Ancak en ufak bir açık arayıp saldırmaya kimsenin hakkı yok!

Yıllarca Şivan Perwer’e iftiralar atıldı, dövüldü, konser verdiği salon ateşe verildi, konserde çaldığı sazı elinden alıp kırdılar, sessiz kaldık. Bu konuda hepimiz suçluyuz! Şivan Perwer ki Kürt tarihinde işini dört dörtlük yapan çok nadir şahsiyetlerden biri.

Vallahi artık yeter! Zamanında Yılmaz Güney’e, Şivan Perwer’e sahip çıksaydık ax ax iki güzüm Ahmet Kaya’ya hiç bir it sürüsü saldırmaya cesaret edemezdi. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi!?

Mesela, Ahmet Kaya’ya saldırıyı organize eden malum şahıs kaldığı otelde, Kürt garsonun sert tepkisiyle karşılaştı, ogün bugündür özür diliyor. İşte sanatçılarımızı savunmak hepimizin vefa borcu.

Şivan Perwer’e ise çağrım şudur: Kürtlerin birliği ve selameti için yoğun çaba içinde olduğunuz için saldırıyorlar, moralinizi bozmayın, Kürtlerin birlik olması için yaptığın çalışmalarınıza devam edin, Kürt milleti ve Kürt dostları sizinle gurur duyuyor. Sizin başarınız, halkımızın başarısıdır, serkeftin!

Düşüncenizi yazın

bedelboseli.com
Enable Notifications.    Ok No thanks