Neden Kürtçe öğrenmeliyiz? Kürt dilinin müthiş avantajları

İstanbul Üniversitesi’nde beraber çalıştığımız Fatma isimli Türk doktor jü’temli Romantik Fransızcası ile hava atarken, “Aaa biliyor musun; Fransızca ile akraba dillerdir. Binlerce ortak kelimeleri var” deyiverdim birden bire.

Hay demez olaydım! Kadın bir anda bozulup bana küsmez mi!? Ciddi ciddi arkadaşlığımız orda bitiverdi. Meğersem klasını bozmuşum haberim yok! Bir sürü dırdırın ardından “Bundan sonra Bedel beyle nöbetlerimi ayrı yazın…” dedi.

Ê anaokulundan beri ona aşılanan faşizme göre düşünsenize, sık sık topluma havasını attığı medeniyet dili Fransızca, küçük gördüğü Kürtçe ile akraba dil çıkıyor. Onun için tam bir hayal kırıklığı.

Kürtlerin tarihin başından beri en az 28 devlet kurduğunu söylersem bunlar kesin “Biz devlete karşıyız, devletsiz toplum istiyoruz” diyerek anarşist olur.

Kur’anda “Kürt” kelimesi geçse bunlar direk İslam karşıtı olur. Yanılıyor muyum?

Şimdi asıl konumuza gelelim.

Kürtçe öğrenmenin avantajları

Yeni bilimsel keşifler neden “Çocuklarınızla Kürtçe konuşmamız gerektiğini” söylüyor, biliyor musunuz?

Peki Kürtçe bilenler neden İngilizce, Fransızca, İspanyolca gibi en yaygın dünya dillerini Türkçe veya Arapça bilenlerden çok daha kolay öğreniyor?

Son olarak Shakespaera’ın meşhur “To be or not to be” sözünü Kürtçe’ye tercüme edeceğim, benzerliğe şaşıracaksınız. Özellikle eski ingilizceye tercüme ederken

Dünya genelinde hep birinci seçilen Amerika’daki Harvard Üniversitesi Kürtlerin tarihi ve dili için neler söylüyor?

Diplomaları uluslararası alanda geçersiz olan sahte uzman ve profesörlerin uydurdukları ırkçı, faşist hikayeleri unutalım, bakalım gerçek bilim insanları ve dünyanın en iyi üniversiteleri Kürtlerin dili olan Kürtçe hakkında neler söylüyor.

Neolitik Devrim ve Hint Avrupa Dil Grubu / Ailesi

45 ülkede 30’dan fazla dilde yayınlanan popüler bilim dergisi Sience’de Kürtçe’nin önemini vurgulayan iki bilimsel keşif yayınlandı.

Ancak bu herkesin gözünden kaçtı. Yeni Zelanda’nın Auckland (Aklınd) Üniversitesi’ndeki bilim insanları dillerin DNA yapılarını inceleyerek bu sonuca varırken, Amerika’nın Pensilvanya Üniversitesi’ndeki bilim insanları ise yapay zeka ve robotik teknolojilerle bu sonucu elde etti.

Bu arada ben Bedel Boseli, daha fazla ve bilgi için Bedel Boseli kanalını ve Bedel Boseli Facebook Sayfasını takip edebilirsiniz. Evet unutmadan şimdi takip edin lütfen.
Hint – Avrupa Dil Grubu / ailesi

Bilim insanları İngilizce, İspanyolca, Hintçe, Portekizce, Rusça, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Urduca, Farsça gibi dünyada en çok konuşulan dillerin tarımcılığın icat edildiği bölgede ortaya çıkarak dünyaya yayıldığını keşfetti.

Bilim insanlarına göre Neolitik Devrim yani tarımcılığın icadı Kürt yerleşim yerlerinde gerçekleşti. Burası tarihte Kardokya ve olarak adlandırıldı. İkisi de “Kürtlerin vatanı” anlamına geliyor.

Tarımcılığın DNA’sını inceleyen bilim insanları, tarımcılığın ilk olarak Amed’deki Qerejdağ yani Diyarbekir’deki Karacadağ’da ortaya çıktığını tespit etti.

Kürtlerin ataları bu tarımcılık icatlarını kendi dilleriyle beraber Diyarbakır, Mardin ve Urfa üçgenindeki Kürt illerinden, Rusya, Ukrayna, Yunanistan, Avrupa, Ortadoğu, Hindistan’a yaydı. Bilim insanları son araştırmasında, Kürtlerin atalarının yaydığı bu tarımcı dilin barışçı bir dil olduğunu açıkladı.

Bilimsel Y-DNA testleri sonuçlarına göre Kürtlerin ataları diyorum. Ayrıca dünyada akademi alanında birinci sırada olan Harvard Üniversitesi ders kitabında Kürdistan ve Kürtlerin ataları tabirlerini kullanıyor. Bundan ayrıca bahsedeceğim.

Kürtlerin atalarının dünyaya yaydığı bu anadilden doğan bazı dünya dillerinin isimleri şöyle: İngilizce, İspanyolca, Hintçe, Portekizce, Bengalce, Rusça, Almanca, Fransızca, Marathi, İtalyanca, Pencapça, Urduca, Farsça, Endonezce ve daha onlarcası… Kürtçe bilen biri bu dilleri çok kolay öğrenebilir.

neden yaygın dünya dillerini çok daha çabuk öğreniyor?

Bu yüzden Avrupa’ya giden Türk öğrencilerin “Kürt arkadaşım benden çok daha çabuk İngilizce, Fransızca veya İspanyolca öğrendi” dediğini sık sık duyarız. İyi Kürtçe bilen bir Kürt İran’a gitsin çook kolay farsça öğrenir.

Kürtçeyi lehçeleriyle beraber bildiğim için İran’a ilk gittiğimde tabelalara bakıp yanımdakine “İlginç! İran’da Kürtçe tabela serbest miydi?” diye sordum. Bana “O yazılar Farsça Kürtçe değil” dedi.

Tabelaları okuyup anlıyordum. Bilim İnsanları Farsça’nın da Kürdistan kökenli olduğunu söylüyor. Mesela eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad üniversitede ders veren bir profesör, bilim insanıdır . 2006, Kürdistan Vilayetindeki konuşmasında, “İran dil ve Kültürünün kaynağı Kürdistan” olduğunu söylemişti.

Sadece Türkçe biliyorsanız yaygın dünya dillerini öğrenmeniz çok ama çok zor olacak. Bunun için çocuklarınızla Kürtçe konuşun, Kürtçe konuşmalarını sağlayın.

Yoksa hiçbir zaman anadili gibi İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Almanca öğrenemeyecek, bilim, sanat ve mesleğinde geri kalacaktır. Çünkü Türkçe’nin yapısı bu dillere tamamen ters.

Kürtçe’nin tıp dili olan latince ve İngilizce ile benzerliği

Örnek verecek olursak Kürtçe bilen birisi hastaneye gittiğinde kullanılan bilimsel tıp terimlerini kolay anlayabiliyor. Mesela Kürtçe’de “jin” kadın demek, kadın hastalıkları için Jinekoloji bölümüne gidilir.

Kürtçe’de “Ûr” karın bölgesi demek, karın bölgesindeki hastalıklar için “Üroloji” bölümüne gidilir. Kürtçe’de “Ser” beynin olduğu baş bölgesi demek, bu bölge için tıpta “Serebral” tabiri kullanılır. Şiveye göre “Didan” veya “Diran” Kürtçe’de diş demek, tıp dilinde “Donto” deniliyor.

Tıp alanındaki örnekler çoğaltılabilir. Bilim insanlarının son araştırma sonuçlarına göre bu kelimeler tarımcılığın icat edildiği Mardin, Diyarbakır ve Urfa alanındaki Kürt yerleşim yerlerinden dünya dillerine geçti.

Kürtçe ile İngilice’nin benzerliği ve ortak kelimeler

İngilizce ile Kürtçe arasında da çok fazla benzerlik, binlerce ortak kelime var. Kürtçe’de “Stêr” ingilizce’de “Star”, Kürtçe’de “Şerm” İngilice’de “Shame”, Kürtçe’de “Ling”, İngilizce’de “leg”, Kürtçe “Hêk” İngilizce “Egg”,

Kürtçe’de “birader”, ingilizcede “brother”, Kürtçe’de “na”, İngilizce’de “no”, Kürtçede “nav”, ingilizcede “name”… Kürtçe ile İngilizce’de bu şekilde binlerce ortak kelime var.

Sadece kelime ortaklığı değil dillerin mantığı da benziyor. Örneğin Türkçedeki “Sağ” Kürtçede “Rast”, İngilizce de “Rayt”tır. Kürtçe’de birine haklısın derken sağ anlamına da gelen “Rast” kelimesi kullanılıyor.

İngilizcede de aynı şekilde sağ anlamına gelen Right (Rayt) kelimesi “haklısın” derken de kullanılır. Anlayacağınız, İngilizce, Fransızca, İspanyolca gibi dillerde anlatılan konular Kürtçe bilenlerin mantığına şıp diye oturuyor.

Kürtçe ve Rusça’nın benzerliği, ortak kelimeler

Çocuğunuz sadece Türkçe biliyorsa İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca gibi yaygın dünya dillerinin yapısını anlamakta zorlanacaktır.

Bakınız sadece Rusça ile Kürtçe arasında 5 binden fazla ortak kelime var. Fransızca, Hintçe, İspanyolca, Almanca, Endonezce, Farsça gibi diğer diller için de aynı durum söz konusu.

Şu faşist söylemlere sık sık şahit oluruz: “Kürtçe diye bir dil yok, Kürtçe’nin sayıları bile yok. Yek, du, sê, çar, penc, şeş gibi sayılar…

Farsça, İngilizce, İspanyolca, Hintçe gibi dillerden alınmış. Sayıları bile olmayan bir dil nasıl eğitim dili olabilir”. Kürtçe bir kelime söylersiniz hemen, “Bu Farça, Kürtçe değil” veya “Bu Hintçe, Kürtçe değil” diyenler oluyor.

Dikkat ederseniz bunu söyleyen sözde uzmanların diplomalarını Avrupa, İngiltere, Japonya, Çin’deki gelişmiş dünya üniversiteleri kabul etmiyor yani mezun oldukları üniversiteleri üniversite olarak tanınmıyor.

Ama dünyanın en iyi üniversitesindeki profesörlerin yeni elde ettiği sonuçlar şunu diyor: Dillerin DNA’sını inceledik, yapay zeka ile analiz ettik bu kelimeler Kürt yerleşim yerlerinden dünyaya yayıldı ve bu diller akrabadır.

Ali Şeriati: Kürtler, Yunanistan’a felsefe ile medeniyeti öğretti

Bakınız İranlı meşhur bilim insanı Dr. Ali Şeriati Medeniyet ve Modernizm isimli kitabında ne diyor:

“Kürdistan medeniyetin beşiğidir ve bugünkü çağdaş dünya medeniyetinin başlangıcı da Kürtler’e dayanır. Günümüz çağdaş Batı medeniyeti Yunan medeniyetinden doğmuştur ama Yunan medeniyetini kuranlar Kürtler’dir.

Yunan medeniyeti, Kürdistan’dan Yunanistan’a göç eden Kürtlerin kurduğu bir medeniyettir. Hepsinden önemlisi ve açıkçası ‘Çağdaş Amerikan Medeniyetinin temeli Yunan medeniyetidir, dolayısıyla Kürtlerin kurduğu medeniyettir. Batı bunu açıklamaktan korkuyor.”

Evet bunu kim söylüyor? İran’ın tarihteki en meşhur ve etkili akademisyeni Dr. Ali Şeriati. Doktorasını yaptığı üniversite dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olan Paris Üniversitesi. Yani sıradan biri değil.

Mehrdad R. Izady: Sümer medeniyet ve kültürü Kürdistan’dan öğrendi

Peki dünyada birinci olan Amerika’daki Harvard Üniversitesi ne diyor?

Prof. Dr. Mehrdad R. Izady’nin yazdığı ve Harvard Üniversitesi ders kitabı olan “Bir El Kitabı: Kürtler” isimli kaynakta Sümerce tabletlerin tercümelerine yer vererek şöyle deniliyor:

“Sümerlerler medeniyet ve kültürü nereden öğrendiklerini tabletlere yazdı. Bu anlatımlarını analiz ettiğimizde medeniyet ve ilmi Kürdistan’dan öğrendikleri ortaya çıktı.”

Bu kitapta İngilizce, İspanyolca, Hintçe, Portekizce, Rusça, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Urduca, Farsça gibi dillerin çıkış noktası olan Neolitik Devrim’in Kürtlerin ataları tarafından gerçekleştirdiği yazılıyor.

Evet, Kürtlerle ilgili bu bilgiyi yazan Harvard Üniversitesi dünya sıralamasında birinci. Yani dünyanın en iyi üniversitesi.

Kürt karşıtlarının hezeyanları

Onun için konu Kürtçe olunca Kürt karşıtı uyduruk profesör ve yazarların söylemlerine itibar etmeyin.

“Kendi kendine cahil cahil konuşuyor” diye gülüp geçin! Düşünsenize Türkiye’de bir deprem bilimci üzerine kitap yazdı, kitabında aptalca şeyler yazarak Kürt düşmanlığı yaptı. Bakıyorsunuz kitabında, televizyonlarda, haber sitelerinde isminin önünde profesör yazıyor ve diyorsunuz ki, “Profesör konuşuyor…

Bu diyorsa öyledir”. Bir bakıyorsunuz aslında bu sahtekarın profösörlüğü deprem üzerine, ne Kürtçe biliyor ne de Kürtleri tanıyor. “Ben doktorum diyerek beyin ameliyatları yapan bir dişçi” için “sahtekar” ve “dolandırıcı” diyoruz değil mi.

İşte Kürtçe’yi lehçeleriyle beraber iyi bilmeyen bir alimin, bilim insanının, profesörün, akademisyenin Kürtçe üzerine bilimsel edayla yargıda bulunması, olumsuz fikir beyan etmesi de aynı şekilde sahtekarlıktır.

Sahtekarların söylemlerine güvenmeyin, onlarda hakiki iman ve güzel ahlak aramayın.

Etimoloji ve Kürtçe

Etimoloji, bir dildeki kelimelerin kökenini araştıran bilim dalıdır. Almanca, Fransızca, Yunanca, Farsça, Rusça, Hintçe, İngilizce gibi Kürtçe ile akraba dillerin etimoloji sözlüklerine bakın; Kendi dilindeki kelimelerin asıl kökeni önüne “PIE” yazarlar.

Bunun anlamı şudur: Bu kelimeler Diyarbekir, Mardin, Urfa üçgenindeki Kürt illerinde ortaya çıkarak dilimize girerken ki asıl hali. Buradaki IE, “Indo Ewropî” yani “Hint Avrupa”nın kısaltması olup, Hindistan’dan başlayarak Avrupa’ya kadar uzanan hatta konuşulan Kürdistan kökenli diller demek.

“Proto” ise “İlk” ve “Asıl” anlamlarına geliyor. Anlayacağınız bir kelimenin asıl kökeninin önünde PIE yazısı varsa, bu kelime Kürt yerleşim yerlerindeki aslı bu şekildeydi ve bu şekilde o dile geçti demek.

Bir örnekle açıklayayım: İngilizcedeki “Queen” kelimesi “Kraliçe” anlamına geliyor. İngilizce etimoloji sözlüklerde bunun asıl kökeninin “gwen” olduğu anlamının “kadın” olduğu yazılır ve önünde PIE yazılır.

PIE demek yaklaşık 10-12 bin yıl önce Kürdistan’da kadın için “Gwen” deniliyordu. Kürdistan’dan ingilizceye geçen bu kelime zamanla değişerek “Queen” oldu. Rusça’da Zena, Hintçe’de Canî, Yunanca’da Gin ve Gineka…

Dünya dillerinde bu çekilde ufak farklılıklarla yaygınlaştı.
Kürtçe’de sürekli gelişip değişiyor “Gwen” kelimesi değişime uğrayarak günümüz Kurmanci Kürtçesinde de “Jin”, Kirmanckî yani Zazaca Kürtçesinde “Ceni” ve “Cini” olmuş durumda.

Evet işte bu yüzden Kürtçe bilen çocuklar en yaygın dünya dillerini kolay öğrenir.

Shakespeare: To be or not to be

İngiliz şair ve yazar Shakespeare’in yaklaşık 400 yıl önce yazdığı meşhur bir söz dünya edebiyatı ve düşünce sistemine damgasını vurdu.

Bu sözün önce ingilizcesi sonra da Kürtçesini söyleyerek bu konu netleştirelim. Diğer video ve konular için Youtube’de Bedel Boseli kanalını, Facebook’ta ise Bedel Boseli sayfasını takip edebilirsiniz.

Türkçe’ye “olmak yada olmamak” diye tercüme edilen Shakespeare’nin meşhur sözünün modern ingilizcesi: “To be or not to be”, Kürtçe’nin Kurmanci lehçesinde, “Hebî an tunebî.”

Çok benziyor değil mi? Kürtçede şöyle benzer bir söz de var: “Tu bî an tunebî.”

Modern İngilizce olan “To be or not to be” kelimesini eski İngilizceye tercüme edelim: “Bîyon an ne bîyon”. Kürtçe’deki alternatif çevirisi: “Buyîn an ne bûyîn”.

Bakınız eski İngilizce’de “Bîyon an ne bîyon”, Kürtçesi “Buyîn an ne bûyîn”…

Buradan Kürt anne ve babalara sesleniyorum; çocuklarınızın İngilizce, İspanyolca, Hintçe, Portekizce,

Rusça, Almanca, Fransızca, İtalyanca gibi en yaygın dünya dillerini anadili gibi öğrenerek bilim, sanat, kültür ve medeniyette gelişmesini istiyorsunuz değil mi? O zaman onlarla Kürtçe konuşun, Kürtçe konuşmalarını sağlayın.

Düşüncenizi yazın

bedelboseli.com