Kızıl Kürdistan ve Azerbaycan’ın gerçek tarihi – KÜRT KRAL ile BÜYÜK İSKENDER anlaşması!

Bedel Boseli Youtube Kanalı’ndan: Makedonyalı Büyük İskender neden Kürt kralın adını Azerbaycan’a verdi biliyor musunuz? Yoksa Azerbaycan’ın Kürt kralın adı olduğunu bilmiyor muydunuz? Azerbaycan ve Rus Devlet arşivlerindeki belgeleri açıklıuyorum. Bu belgelerde Dağlık Karabağdaki bölge için Kürt ülkesi ve Kürdistan deniliyor. Peki günümüzde Azerbaycanı yöneten Kürtleri biliyor musunuz? Azerbaycan ile Ermenistan arasında 1920’lerde Kürdistan kuruldu neden ve nasılını biliyor musunuz? Binlerce yıldır Azerbaycan’da kurulan onlarca Kürt Devleti’nden haberiniz var mı? Bilirsiniz Türkiye’deki yayınevleri Kürtler ile ilgili tüm tarihi kaynakları siler veya yanlış çevirerek yayınlar. Sağcı solcu, dindar dinsiz hiç farketmez hepsi bunu yapar! Eğer kendi devletin yoksa tarihin, sanatın, kültürün, dilin, toprağın, özbilincin kolayca talan edilir. Şimdi gelin orjinal ve gerçek kaynaklardan Kürt Tarihini, Azerbaycan ve Ermenistan’ın kavgasını öğrenelim! Şunu da ekleyeyim Türkiye’nin talebi üzerine Sovyetler Birliğinin Kürtlere çektirdiği acılar sizi derinden sarsacak! bedelboseli.com

Başlıyoruz!

Kürtler, tarihin başından beri bu coğrafyada medeniyetler kuran bir millettir. 

Kürtler tarihin başından beri bu bölgede büyük medeniyet ve devletler kuruyordu. Yani Kürtler bu coğrafyanın orjinal  yerlisi. Bilimsel DNA testlerine göre bu bölgenin en eski iki milleti, Kürtler ve Gürcülerdir. Yunan, Ermeni, Rum ve diğer milletler çok sonradan oluştu. Hele Türkler Kürtlerden binlerce yıl sonra bir millet olarak oluştu. Bunu ayrı bir videoda bilimsel belgeleriyle açıklayacağım.

Kürt Med Devleti kralı 2570 yıl önce vefat eder. Çocukları hayatlarını kaybettiği için, onun yerine Fars damadının oğlu geçer. Böylece yavaş yavaş devasa Kürt Medeniyet mirası ve Kürt Med İmparatorluğu, bir Fars devletine dönüşmeye başlar. Yani Kürtlerin tebaası olan Farslar binlerce yıldır süregelen yüksek Kürt medeniyeti mirasına hazır konar. Antik Yunan tarihçi Herodot’un Onbinlerin Dönüşü adlı kitabında, “Farslar Kürt dil ve kültürünü alıp kendi öz kültürünü unutur. Kürt elbiselerini giyerek övünürler. Çünkü Kürt, medeniyet, kültür ve dil olarak onlardan çok daha ileri seviyededir.” O zaman bölgeyi gezerek bunlara şahit olan Herodot bu duruma yani Med Kürtlerinin kültürünü alıp sahiplenen Farslara tepkilidir.

Kürt Med Devleti onlarca Kürt krallığının birleşiminden oluşuyordu. Dedeğim gibi Kürt kral vefat edince çocukları savaşlarda can verdiği için kızının oğlu yani Fars torunu yönetime gelir. Bu şekilde Baş krallık Farsların eline geçince çok sayıda Kürt kral bundan rahatsız olur. Baş kral Fars ama ona bağlı kendi kendini yöneten diğer krallıklar Kürttür.

Tam bu hengamede 2 bin 400 yıl önce Büyük İskender ordusuyla Kürdistan ve İran’a doğru ilerler. Bu ilerleme Azerbaycan isimli bir ülkenin kurulmasına sebep olacak! Nasıl mı? Şimdi  göreceğiz!

Merhaba, ben Bedel Boseli! Youtube kanalımda Kürtlerin tarihi, dili ve kökeni hakkında  orjinal videolar yayınlıyorum. Bütün yayınlarım bilimseldir. Orjinal kaynaklar veriyorum. Tüm videoları görebilmek için Youtube’de Bedel Boseli isimli kanalıma abone olun ve video altındaki zengil yani zil işaretini tıklayıp TÜMÜ’nü seçin. Anlaştık mı!?

– Büyük İskender’in ordusu Medya yani Kürdistan’a dayanmıştır artık. Fars-Kürt imparatorluğuna bağlı yarı bağımsız Kürt krallıkları adına, Kürt Med Kralı (AtırPatene), Büyük İskender’i karşılar. Ve bu krallıklar Fars yönetimine karşı Büyük İskender ile anlaşır. Bir kaç Kürt kral da Farsların tarafında olmaya devam eder.

Bu fotoğrafta Kürt Med Kralı AtirPatene ile Makedon Kral Büyük İskenderin buluşmasını görüyorsunuz. Med Kürtlerinin başında yuvarlak başlık olur.

– Savaşta, Farslar yenilir Kürtler hedefe ulaşır. Büyük İskender, bu anlaşma ve zaferin şerefine Kürt kral AtrPatene’nin adını geniş bir bölgeye Atirpatenian olarak verdi. Yani Atirpatene ülkesi. Günümüzde Azerbaycan olarak telafuz ediliyor. Ve bu bölgenin idaresi Kürtlere verildi. Kürt kral Atirpatene’nin adının anlamı, “Ateşin koruyucusu”dur. O zaman Kürtlere göre Ateş Allah’ın kutsal bir nimetiydi. Ateşe tapmıyorlardı, Ateşi Allah’ın kutsal bir nimeti olarak görüyorlardı.

– Kürt kral AtirPatene’nin adındaki Atr, günümüz Zazaca Kürtçesindeki “adir”, Kurmanci Kürtçesindeki “agir”dir. Anlamı Ateş’tir. Atrpatene ismindeki pat ise günümüz Sorani ve Gorani Kürtçesindeki “pas”dır. “Pas” koruyucu demektir. Şimdi Kürtçe’nin resmi dil olduğu Erbil’deyim. Bu videoyu çektiğim yerin güvenlik görevlileri araçlarında “Pasewan” yazıyor. “Pas” koruma, güvenlik, -wan eki ise bu işi yapan anlamına geliyor. Pasewan, Güvenlik, Koruma Görevlisi demek.

– Azerbaycan ismindeki “-yan” eki de orjinal Kürtçe olup “yer, bölge, ülke” anlamına geliyor. Mesela Kürtçe’de Hekariyan, Goyan, Botan diyoruz.

– Büyük İskender hayatını kaybettikten sonra Azerbaycan eskisi gibi, yeniden tam bağımsız bir Kürt devleti olur.Tam bin yıl sonra Türkler bölgeye gelerek Kürtlerin ülkesi, Kürdistan’ın bir parçası olan Azerbaycan’ı yavaş yavaş işgal etmeye başlar. Zamanla, zulümle buradaki Kürtlerin bir kısmı göç ettirilir, çoğunluğu da Türkleştirir. Orjinal Azeriler Kürttür. Dilleri de kelime yapısı olarak Kürtçe’nin Zazaca ile Goranice lehçeleri ile aynıdır. Grammer yapısı olarak Kurmanci ve Zazaca ile aynıdır. Azeriler asıl dilleri olan Kürtçeyi unuttu. Artık Türkçe konuşuyorlar. Ve Türk’üm diyorlar.

– Dil ile ilgili birkaç örnek vereyim: 

– Orijinal Azerice’de “Yüksek” için Berz denilir; Kürtçe’nin Zazaca ve Soranice lehçelerinde Berz deniliyor. 

– Azerice’de “Yıl” için “Sor” deniyor. Kürtçenin Zazaca lehçesinde Ser, Kürtçenin Soranice lehçelerinde Sar, Kurmanci lehçesinde de Sal deniliyor.

Azerice’de “Üç” rakamı için “Hirê” denilir. Zaza lehçesinde Hîrê, Sorani ve Kurmanci’de “Sê” denilir. 

– Azerice’de kalp için “Dêl” deniliyor. Kürtçe lehçelerinde Dill deniliyor. 

– Azerice’de “On” rakamı için “Des” deniliyor. Zazaki Kürtçesinde “Des”, Sorani – Kürtçesinde De, Kurmanci Kürtçesinde “Deh”. bedelboseli.com

Liste böyle uzayıp gider…

– Şu anda Azerbaycan’da konuşulan dil Türkçedir. Kürtçe’nin lehçesi olan Azerice unutuldu. Artık ölü bir Kürt lehçesi.

– Şu da var Azerbaycan Türkçesi’nin mantık, telafuz ve vurguları Kürtçe’dir. Ayrıca Azerbaycan Türkçesi’nde çok fazla Kürtçe kelime bulunur.

– Şöyle söyleyeyim, Türkiye Türkleri Azerbaycan Türkçesini tam anlamıyor. Ama Türkiye Kürtleri Azerbaycan Türkçesini çok daha iyi anlıyor.

– Azeri dediğimizde Kürtleri kastetmiş oluruz. Türkler için ise Azerbaycan Türkü deniliyor.

– Evet, Azerbaycan ismi Kürt Med Kralı’nın ismidir. Önceki videoda kaynaklarını vermiştim. Medler Kürttür. Eski videolarımı izleyenler bilir?  Ne diyordu eski Latince kaynaklar? Mesela Ortaçağ tarihçisi Hayton Latince kitabında şöyle yazıyor: “Et Medi Qui Kurdins” yani “Medler ki onlar Kürttür.” Ve böyle yüzlerce orijinal kaynak var. Youtube’de Bedel Boseli isimli kanalım da, önceki videolarımı izleyebilirsiniz. Evet Medler kesinlikle Kürt ve önceki videoda net ve kesin kaynaklar verdim. 

Videoya eklenecek metin: 13. yüzyılda yaşayan Ermeni tarihçi Heyton (Hethum) şöyle der: “Postea vero Sarraceni amiserunt dominium Egipti et Medi, qui Cordins vulgariter dicembantur; regni Egipti dominium occupaverunt.” (Sonunda Araplar Mısır’ın yönetimini kaybettiler; ve Medler; “ki onlara Kürtler deniliyordu.” Mısır’a egemen oldular.[13][14]

– İslam’ın gelişinden sonra da burada çok sayıda Kürt Devletleri kuruldu.

– 1501 ile 1736 arasında Kürt lider Şah İsmail tarafından Safevi Devleti kuruldu. 1750 ile 1794 yılları arasında ise Lek ve Lor Kürtlerin ortak girişimiyle Kürt Zend Devleti kuruldu. Azerbaycan bu Kürt devletlerine bağlı bir bölgeydi. 

– Şunu da belirteyim, Türkiye’deki tüm yayınevleri Kürtler hakkındaki tüm tarihi kaynakları orjinal eserden çıkarır veya Kürt kelimesi yerine Türk kelimesini yazarak yayınlar. Onun için ben bunları söylerken Türk okuyucuların kafası karışabilir. Sadece 2019’da Türkçe tercümesi yayınlanan  8 tarihi kaynakta Kürt kelimeleri silinip yerine Türk yazılmış. Sonraki videoda bu çeviri sahtekarlığına ilişkin orijinal belgeler de yayınlanacak.

– Osmanlı döneminde onlarca Kürt Devleti vardı. Kürt krallarına Mir denir. Geniş bir coğrafyada Bağımsız Kürt Devletlerini yöneten 23 Kürt kral yani Mir, 1516’da Yavuz Sultan Selim’e mektup göndererek Osmanlı ile birlik anlaşması imzalar. Müttefik olurlar. Kürt Krallar Yavuz Sultan Selim’e yazdıkları ortak mektupta, “Memaliki Kürdistan ki 3 aylık yola karib gele…” deniliyor. Bu mektup Osmanlı arşivlerinde var ve yayınlandı. Yani “Kürdistan Coğrafyası İstanbul’dan 3 aylık yoldur.”

– Ermenilere gelince. Kürt Zilan İmparatorluğu dünya genelinde köleliği yasaklar. Köleci Roma İmparatorluğuna savaş açar. Tam 2090 yıl önce Kürt ordusu 300 bin piyade asker, 50 bin süvari asker ve binlerce gemi ile yardım isteyen Spartaküs’e destek vermek için Avrupa’ya gider. Antik tarihçi Ksenofon’un tabiriyle “Kürtlerle ile aynı millet olan İskit ve Medler” de ordularını Kürt Zilan İmparatorluğu’na destek için gönderir. Fransa ve İspanya bölgesindeki mazlum krallıklar da askeri güçleriyle Kürt ordusuna katılır.

– Bir taraftan köleci Roma İmparatorluğu, diğer yandan Pers İmparatorluğu bölgedeki milletlere büyük zulümler yapıyordu. Arada kalan Kürt Zilan İmparatorluğu da mazlum halkları güçlendirip, birlik kurmaya zorluyordu. Bu kapsamda Kürt kral Mirdad, Ermeniler, Lazlar ve diğer milletler için kendine bağlı krallıklar kurar. Tarihteki ilk Ermeni ve Laz krallıklarını Kürtler kurdu. Kendi kendini yönetmeleri ve Kürt Devletine müttefik olmaları için bu yapıldı. 

Kürt Zilan İmparatorluğu, Kürt Med Krallıkları, Herodot’un tabriyle Kürtlerle akraba olan İskit Devleti, Fransa ve İspanya Bölgesi’ndeki krallıklar, Laz Krallığı, Kürt Komagene Krallığı, Kürt Kapadokya Krallığı ordusu Avrupa’da köleci Roma İmparatorluğu’na karşı savaşıyor. Ermeni ordusunun görevi ise, Kürt Devleti adına Van, Diyarbakır, Qamişlo, Kobani, Erbil gibi bölgeleri doğudan gelebilecek saldırılara karşı korumaktı. Yani Ermeni ordusu bu bölgelerde Kürt kralı adına vardı. Ermeni Kral Büyük Tigran Kürt kral Mirdad’ın damadıydı. bedelboseli.com

Yüzlerce yıllık süreçte Kürt İmparatorluğu zayıflar ve yıkılır. Batı ve doğudan işgal saldırıları başlar. Ancak tek başına kalan Ermeni ordusu işgalcilere karşı direnir. Bulundukları Kürt kentlerinde devletlerini ilan eder. Tabii daha sonra Kürtler tekrar dirilip bu coğrafyada onlarca devlet kurar. Ancak Ermeniler günümüzde bile bu Kürdistan toprakların Ermenistan olduğunu iddia ediyor. 

Bu konuyu sonraki videoda tüm detaylarıyla anlatacağım. Konunun tüm kaynakları o dönemin orjinal Roma, Yunan ve Kürdistan kayıtlarıdır. Çok ama çok şaşıracaksınız. İleride ekleyeceğim videoları görebilmek için Bedel Boseli kanalına abone olduktan sonra mutlaka zengil yani zil işaretinden TÜM BİLDİRİMLER’i açın.

Azerbaycan dediğimiz coğrafya da tarihte Kürt ülkesiydi ve Kürdistan’ın bir parçasıydı. Buraya Küçük Medya da deniliyordu. Batı kaynaklar Kürdistan için Medya diyordu. Ancak son birkaç yüzyılda Türkler bu Kürt ülkesini işgal etti ve buradaki milyonlarca Kürt aslını, dilini unutarak Türkleşti. Mesela Azerbaycan lider ve yöneticileri aslen Kürttür. 1920’ye geldiğimizde Azebaycan’dan geriye Kızıl Kürdistan’ın kaldığını görüyoruz.

Haydi 1920’lere gidelim. Rusya ve Azerbaycan arşivlerine göre Kızıl Kürdistan’ı tanıyıp anlayalım.

Kızıl Kürdistan nedir ve neresidir?

Türklerin Kürt ülkesi Azerbaycan’ı işgalinden sonra bu bölgede Kürtlerin elinde bir kaç şehir kaldı. Bu bölge günümüzde Kurdistana Sor yani Kızıl Kürdistan olarak adlandırılıyor. Azerbaycan ile Ermenistan arasında yer alıyor. Günümüzde Dağlık Karabağ olarak adlandırılan coğrafyanın büyük kısmını oluşturuyor.

Azerbaycan Türkleri, Kürtleri din ile kandırarak ülkelerini yok etti. Evlilikler yoluyla da dil ve ulusal varlığını yok etti. Özellikle bu konuyu açıklayacağım. Çünkü aynı plan şimdi Türkiye’de de uygulanıyor.

Kızıl Kürdistan, 1920’lerde Kelbajar, Zar, Kuturlu, Dadalkhuri, Nagdali, Pitchanis, Yenikent, Karakish, Aghdahir, Laçin, Jajik, Kubatli gibi kentlerden oluşuyor. Başkent ise Laçin’dir. Nüfusun yüzde 73.1’i Kürtlerden oluşuyordu.

Azerbaycan Devlet Merkez Tarih Arşivinde yer alan F. 2894 nolu dosyaya göre burası “Kürt Bölgesi” ve “Kürtlerin yaşadığı alanlar” olarak adlandırılıyor. (Azerbaycan Devlet Merkez Tarih Arşivi. SSCB. F. 2894. Özel dosya. 6. L. 67. ).

Tarihi belgeler ve resmi arşiv kayıtlarına baktığımızda Azerbaycanlı Türk ve Kürt halk masallarında burası için “Kürdistan” deniliyor. (Kaynak: Bakinskiy Rabochiy, 1923, 9 Temmuz.)

Mesela Azerbaycan dilinde yazan Kürt aşıklarının şiirlerinde şu ifade sık sık geçer: “Kürdistan ülkesi Kelbecer bölgesi” (Gazhar Asgarov. Bişkek, 2005, s. 48). Kelbecer Dağlık Karabağ denilen bölgede yer alıyor. 

1923’de Sovyetler Birliği tarafından burada Kürdistan Vilayeti kuruldu. Sovyet lideri Vladimir Lenin, Sosyalizm gereği tüm ulusların kendi kendini yönetme ve kaderini tayin etme hakkına inanıyordu. Sovyetler Birliği’ndeki tüm halklar için buna benzer haklar tanındı.

1923’de kurulan Kürdistan Vilayeti’nde, Kürtlerin dili olan Kürtçe eğitim ve resmi  dil oldu. Kürtler burada kendi kendini yönetiyordu.

Rusya arşivlerini inceleyen Angelika Pobidanostzva (Pobedonostseva), orjinal kaynakları inceledi. Araştırma sonuçları “Stalin döneminde tehcir politikaları” isimli makalesinde yayınladı. Şöyle diyor:

“Kürt nüfus ağırlıklı olarak Akhalkalaki, Ahıska ve Borchali ilçelerinde yoğunlaşıyordu. Azerbaycan’da ise Areşkom, Cebrail, Cevanşehir, Zengezur gibi şehirlerde yaşıyorlardı.

19. yüzyılın ortalarında ortaya çıkan Kürt sorunu Sovyet hükümeti oluşuncaya kadar hiç gündemden düşmedi. Örneğin 1921 yılı boyunca Kürt bölgelerinde yaşanan kıtlık ve açlığa ilişkin basında birçok yazı ve materyal yayınlandı. Haberlerde bu bölge için Kürdistan ismi kullanılıyordu. Kürt bölgelerinde yaşanan kıtlık Volga kıyılarında yaşanan “Povoljye” ya benzetiliyordu.  bedelboseli.com

Dönemin Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Sovyet Başkanı N. Narimanov duruma ilişkin Lenin’e bir telgraf gönderdi. Lenin Kürdistan’daki açlığı öğrendikten sonra Kürtlere maksimum yardım yapılması emrini verdi. Kürdistan Cumhuriyeti’nin kurulması çok ciddi olarak Uluslar Komiserliği tarafından değerlendirildi. Bizzat Stalin’in başkanlığı altında tartışıldı. 

Önemli tartışmalardan sonra 16 Temmuz 1923 tarihinde merkez yürütme komitesinin talimatı ile Kızıl Kürdistan’ın sınırları Azerbaycan’ın Karabağ bölgesi ile Ermenistan Cumhuriyetleri arasında belirlendi ve merkezi Laçin oldu. Kürdistan bölgesine Karakışlak, Kelbecer, Koturlu, Kubatlı, Kürt-Xaji ve Murathanli gibi Kürt nüfusun yoğun yaşadığı ilçeler girdi. 

O dönemki nüfus sayımına göre burada 51 bin 200 kişi yaşıyordu ve nüfusun yüzde 73,1 Kürt’ü.

Ama bu vilayetlere ilişkin durum 8 Nisan 1929’da değişti. Sovyetler Birliği vilayet sisteminden Bölge sistemine geçme talimatı verdi. Bunların örgütlenmesi Cumhuriyetlere bırakıldı. Kürdistan Azerbaycan Cumhuriyeti şemsiyesi altında bir vilayetti. Azerbaycan Cumhuriyeti Kongresi Kürdistan Vilayeti’ne son verme kararı aldı. Kürdistan ilçelerini Karabağ bölgesine bağladı.

Ancak Sovyetler Birliği, Kürdistan’a son verilmesine ilişkin kararı yanlış buldu. 25 Mayıs 1930’da daha geniş bir coğrafyada Kürdistan Bölgesi’ni kurdu. Burada Kürtçe resmi ve eğitim dili oldu. Kürtler kendi kendini yönetiyordu. Önceki Kürdistan Vilayeti sınırlarına ek olarak Kürt Zengelan ve Cebrail kazalarını da Kürdistan’a dahil etti.”

Evet bu bilgiler resmi Rusya Devlet Arşivleri’nden.

Peki dünyanın en ücra köşesinde hatta Mars’ta bile Kürler en ufak bir hak elde edecek de Türkiye boş mu durur sanıyorsunuz? Öyle sanıyorsanız kesinlikle safın en önde gidenisiniz. 

Türkiye ve İran, Kürdistan Yönetimine son verilmesi için devreye girdi. Kürdistan’ın yok edilmesi karşılığında Sovyetler Birliği’ne büyük ekonomik, siyasi taviz ve bedeller ödeme sözü verdiler.

Bunun üzerine Sovyetler Birliği Merkez Yürütme Konseyi 23 Temmuz, 1930 tarihli kararıyla Kürdistan Bölgesine son verildi.

Ermenistan da Kürdistan’ın kurulmasına karşıydı. Çünkü “Kızıl Kürdistan’daki toprakların Ermeni toprağı olduğunu iddia ediyor ve Kürtlerin bu toprakları terk etmesini” istiyordu.Tarihin en başında Kürt-Ermeni ilişkileri nasıl gelişti. Kürt kral neden tarihte ilk kez Ermeni Krallığı kurdu. Ermenileri Van, Diyarbakır gibi bölgelere neden yerleştirdi, onu anlatacağım. Youtube’de Bedel Boseli isimli kanalıma abone olup, zil işaretinden TÜM BİLDİRİMLERİ açın. Böylece tüm videolarımı görebileceksiniz.

Evet Ermenilerin Kürt toprağında gözü vardı. Kürdistan Bölgesi Yönetimi Azerbaycan’ın işine geliyordu. Azerbaycan Kürdistan’ı Ermenilere karşı tampon bölge olarak faydalı görüyordu. Türkiye ise Azerbaycan’a “Eğer Kürtleri yok ederseniz size sınırsız destek vereceğiz” diyordu.

Nitekim 1987’de Halepçe kimyasal kıyımı da aynı şekilde oldu. Irak yönetimi Kürtlerle barışarak haklarını verme kararı alır. Ancak Türkiye devreye girerek, “Barışı iptal edip, Kürtlere karşı savaşırsanız her türlü desteği vereceğiz. Ama Kürtlere haklarını verirseniz size ambargo uygulayacağız.” der. Ve Irak’ lideri Saddam Hüseyin Kürtlerle yaptığı barış anlaşmasını iptal eder. Türkiye’nin talebi üzerine Kürtlere karşı acımasız bir savaş başlatır, kimyasal silah dahil her türlü zulmü Kürtlere yapar. Yani Halepçe olayı Türkiye’nin talebi üzerine gerçekleşti.
Daha geçen sene 2019’da Japonya’daki Tokyo Üniversitesi, Kürtçe kurs açma kararı aldı. Basit bir kurs! İsteyen öğrenciler haftada bir kaç saat Kürtçe kursa katılacak!

Türkiye dışişleri bakanlığı gizlice devreye girerek Japonya’ya “Kürtçe kurs açılırsa ilişkilerimiz bozulur” dedi. Japonya Kürtçe kursu açtı. Tokyo üniversitesi de Türkiye’nin girişimlerini açıkladı ve ekledi, “Japonya’da insani yasalar var.” Düşünsenize basit Kürtçe bir kurs. Bunlar açığa çıkanlar. Bir de gizli, saklı kalan neler vardır beler!

Peki Sovyetler Birliği’nde Kürtlerin durumu buyken, o zaman Türkiye’de durum neydi? Yani Türkler Kürtlerden ne istiyor?

Sovyetler Birliği kurucu lideri Lenin hayatını kaybetmiş onun yerine Stalin gelmişti. O zaman Türkiye Sovyetler Birliği’ne karşı Amerika’nın uç karakoluydu. Stalin Türkiye’yi Amerika’dan koparıp kendine çekmenin yollarını arıyordu. İşte Türkiye bu niyeti Kürtlere karşı etkili bir silah olarak kullanır. Günümüzde bile Rojava Kürtlerine karşı Rusya ve Amerika arasında bu siyaseti izlediklerine şahit olduk. bedelboseli.com

Türkiye Cumhuriyeti kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk ve Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’de Kürtçe’nin yasaklanması, Kürt tarih, kültür ve ulusal varlığının yok edilmesi emrini vermişti. Sokakta, pazarda Kürtçe konuşmak yasaktı. Örneğin sokakta Kürtçe konuşan bir Kürt, kullandığı kelimeler başına para cezası ödüyordu. Ödeyemezse evi, malı ve mülkü elinden alınıyordu. Milyonlarca Kürt, “Çocuğuma Kürtçe öğretirsem dışarda Kürtçe konuşur, mahvoluruz” diyordu. Korkudan evde bile Kürtçe konuşamadılar. Bu zulüm ile on milyonlarca Kürt Türkleşti. Geriye 25-30 milyon Kürt kaldı. Yüzyıldır bu zulüm daimi olarak uygulandığı için normal geliyor. Onun için günümüzde Türkiye’de yaşayan Kürtler ve Türklere normal geliyor. Okyanus içinde olup bilinç olarak sudan habersiz balık gibi. Aslında bu derecede Kürtlere yapılan bu zulüm dünyanın hiçbir yerinde yok!

Ayrıca Atatürk ve Türk meclisi, Kürtçe şarkı ve atasözleri gibi tüm kültürel değerlerin Türkçeye tercüme edilerek talan edilmesi kararı verdi. Türk Sanat Müziği de aslında Kürt Saray Müziği ve Bizans müziği karışımıdır. Neşet Ertaş’tan İbrahim Tatlıses, Serdar Ortaç’a kadar tüm Türk sanatçıların onbinlerce Kürtçe şarkıyı yani kültürel mirası kendi adına geçirip, kendi eseriymiş gibi Türkçe söylemesi Türkiye devletinin bu projesi gereğiydi.

Özellikle Kürt kadınlarının Kürtçe’yi unutması için projeler yapıldı. Çünkü Anne kendi dilini unuttuğu zaman çocuklar kesinlikle Kürt özünü yitirip Türkleşecek. Ve bu projenin gerçekleşebilmesi için son yüzyılda 1 milyondan fazla Kürde kıyım yaparak yaşamlarına son verildi. Kadın, erkek, çoluk, çocuk demeden 1 milyondan fazla Kürdün canına kıydılar.
Hatta Atatürk, yani Türkiye yönetimi, Fransa ve İngiltere’ye gönderdiği mektuplarda  “İslam adına sizinle savaşanlar Türkler değil, Kürtlerdir. Türkiye Devleti’nin kurulmasını destekleyin bir daha asla Kürtlerin size baş kaldırmasına izin vermeyeceğiz” diye yazdı. Bu mektubun orjinal belgesini Youtube kanalımda yayınlayacağım. Bu yüzden Avrupa ülkeleri Kürtlere karşı Türklere destek veriyordu. Atatürk de diğer yandan Kürtlere gizlice, “İslam adına kafirlerle savaşın” telkinlerinde bulunuyordu. Mesela Kürt kral Şeyh Mahmud Atatürk’ün Fransa ve İngiltere’ye gönderdiği mektuptan habersiz “İslam adına” İngilizlere karşı savaşıyordu. Diğer yandan “Müttefikimiz Türkiye yani Atatürk neden yardım göndermekte gecikti, çünkü mesafe olarak çok uzaktalar diye yakınıyordu.” Halbuki saf Kürtler, oyuna gelmişti.

İşte Türkiye’de bunlar oluyordu. Özellikle Lenin döneminde Sovyetler Birliği yönetimi ise şöyle düşünüyordu: “Tüm uluslar eşittir, her milletin kendi anadilinde eğitim almaya hakkı var. Hatta her milletin kendi kendini yönetmeye hakkı var. Ancak böyle dünya barışı sağlanabilir.”

Marks, “Başka halklara zulmeden milletler özgür olamaz” diyordu. Hakikaten günümüzde bile Türkiye Kürtlere zulmettiği için ekonomileri çökmüş vaziyette. Milyonlarca Türk gece gündüz çalışmasına rağmen sadece karnını doyurabiliyor. Bu kölelik değil de nedir?

İlahi adalet diye bir şey var! Ona evrenin döngüsü de diyebilirsiniz! Başka bir millete zulmedenler perişan olmaya, herşeylerini kaybetmeye mahkumdur. Ne ekersen onu biçersin!

Az önce bahsettiğim Marks’ın düşünce sistemi temelinde Sovyetler Birliği’nde Kürdistan Bölgesi kurulmuştu. Kürtlerin kendi anadilinde eğitim alması ve kendi kendini yönetmesi için.

1920 ve 1930’larda Türkiye ile İran devreye girerek Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Kürdistan Bölgesi Yönetimi’ne Sovyetler Birliği’nin son vermesini istedi. Bunun karşılığında Sovyetlere çok büyük ekonomik ve siyasi tavizler verdiler.

Sovyetler Birliği dönem lideri Stalin Kürdistan Bölgesi yönetimine son verdi. Kürtlerin bütün hakları ellerinden alındı. Bununla yetinmediler!

Sovyet İçişleri Halk Komiserliği 11 Ekim 1930 tarihinde, Türkiye’nin telkinleriyle Kürtler için çok sert kararnameler çıkardı. Talimnameler çerçevesinde Azerbaycan sınırlarında yaşayan Kürtler göçertilmeye başlandı. Kürtler, kendi evlerinden, yurdundan kopartılarak zorla Ortaasya’ya sürgün edildi. Kürtlerin kendi dil ve kültürünü unutması, yok olması için her köye 3-4 aile yerleştiriliyordu. Kürtler özellikle Kırgızistan ve Kazakistan’a birbiririnden kopartılarak yerleştiriliyordu. Bu ülkeler Sovyetler Birliği’ne bağlıydı. Düşünsenize sülalenizi topraklarınızdan ayırıp uzak ülkelere götürüyorlar. Orada da sülalenizi birbirinden ayırıp farklı köylere yerleştiriyorlar. Kimse akrabasının nereye yerleştirildiğini bilmiyordu. Çok acı ve çok trajik!

Sürgün edilen Kürtlerin kendi dilinde eğitim alması, yayın yapması yasaklandı. Hatta Kürt elbiselerini giymeleri, Kürtçe halay çekmeleri, Kürt ve Kürdistan isimlerini telaffuz etmeleri yasaklandı. Türkiye bunları Kürtlere uyguluyordu ve Türkiye’nin talebi üzerine Sovyetler Birliği bu kararları çıkardı.

Ayrıca kimliklerinde Kürt yazdıranlar gıda, yemek yardımı, ev, iş, eğitim gibi haklarını kaybedecekti. Bu şekilde Kürtlerin kimliklerine Azeri yada Türk yazmaları sağlandı. 

Böylece 1921’de 50-60 bin nüfuslu Kızıl Kürdistan Milleti’nden geriye direnerek Kürt kimliğine bağlı kalan küçük bir azınlık kaldı. Tabi Kürt kimliklerinin inkar etmemenin bedelini çok ağır ödediler.

Bunu yapan Sovyetler Birliği Devleti Sosyalizm ile yönetiliyordu. Sosyalizm’de her ulusun kendi kendi yönetme hakkı var. Ama artık Kürt ulusu diye bir ulus yoktu, öyleyse Kürdistan Yönetim’inin kurulmasına da ihtiyaç yoktu.

1991’de Sovyetler Birliği tamamen yıkıldı. Bu birlik içindeki milletler kendi ulus devletlerini kurmaya başladı. Önemli bir Kürt nüfusu bölgeye dönmüştü. Kürtler de Kızıl Kürdistan’da kendi devletlerini kurmak için çabaladı. Rusya’nın desteğiyle Dağlık Karabağ’da yani Kızıl Kürdistan’da bir Kürdistan devleti kurulması planı vardı. Ancak Azerbaycan Türkleri Kürtlere, “Ruslar kafirdir. Bizi Müslümanları parçalamak istiyorlar” şeklinde telkinlerde bulundular. Kürtler de bu söylemlere kandı.

Diğer yandan Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri yani ABD dönemin Nahçıvan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Başkanı Haydar Aliyev’i Ankara’ya çağırdı. Türk ve ABD’li yetkililer planlarını açıkladı. Bu plana göre Ermenistan – Azerbaycan savaşında iki taraf Kürtlere zulüm ve baskı yapacak. Böylece Kürtler bölgeden kaçacaktı. Tek bir Kürt kalmayacaktı. Kürt toprakları da bölüştürülecekti. Ve Azerbaycan-Ermenistan savaşı başlatıldı.

Bunun sonucunda Kürdistan topraklarından Laçin, Kelbajar, Kubatlı, Zengilan’ı Ermeniler’e verilecek. Diğer Kürt kentleri de Azerbaycan’a verilecekti.

Kızıl Kürdistan’daki Kürtler bu şekilde yok edildi.

Peki Azerbaycan’daki milyonlarca Kürt nasıl yok oldu!?

Azerbaycan Kürtleri de kendi dil, kültür ve asıllarını unuttu. Zaten tarihi olarak Azerbaycan Kürt toprağıdır. Mesela şu anki Azerbaycan Yönetimi aslen Kürttür. Ama asıllarını kaybederek Türkleştiler.

A. Bukshpan, “Azerbaycan Kürtleri” isimli kitabında “Kürtlerin dilini, kültürünü, özünü unutmasının en önemli sebebi Türklerle yaptıkları evliliklerdir” diyor. 

Kürtler Azerbaycan Türkleri ile evleniyor. Böylece evde sadece Türkçe konuşuluyor. Çocuklar Kürtçe öğrenemiyor. kendi dillerini, kültürlerini unutuyor. Çünkü okulda, resmi kurumlarda egemen dil Türkçe. Evde de anne sadece Türkçe konuşunca Kürt dili ve kültürü tamamen yok oluyor.

Bu evlilikler yüzünden Azerbaycan’daki Kürtlerin tamamına yakını, dilini unuttu, özünü yitirdi. 

Azerbaycan’ın toplam nüfusu yaklaşık 10 milyon. Kızıl Kürdistanlı siyasi lider Wekîl Mustafayev ise şöyle diyor: “Azerbaycan’da 2 buçuk milyon Kürt asimile oldu. Yani dilini, özünü unuttu. Kürtlükten çıktı. Bunlardan sadece 500 bini atalarının Kürt olduğunu söylüyor. 500-600 bini de Kürtçe konuşamıyor ama anlıyor.”

Têmûrê Xelil’e ise şöyle diyor: “Azerbaycan’daki Kürtler Azeri toplumu içinde kolayca eriyip kaybolurken, Ermenistan ve Gürcistan’dakiler dil ve kimliklerini koruyabildiler.” bedelboseli.com

Ben Bedel Boseli, Kürtlerin dili, tarihi, kültürünü orjinal kaynaklardan öğrenmek için Youtube kanalıma abone olabilirsiniz. Yakınlarınız ve çevrenize de önerirseniz hep birlikte gelişiriz. Tüm videolarımı görebilmek için abone olduktan sonra mutlaka video altındaki zengil yani zil işaretini tıklayın ve TÜM BİLDİRİMLERİ seçin.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.

Enable Notifications    Ok No thanks