Kürdistan Devleti neden farz: İran'ın el koyduğu Halepçeli 179 çocuk - BEDEL BOSELİ

Bazı Kürtler "Devletle kurmakla özgürlük gelmez... Onun için Kürt devletine karşıyız... Eskiden devlet kurmayı özgürlük sanıyorduk... Artık devletsiz, patronsuz, ağasız, karısız, kocasız bir dünyayı düşünmenin zamanıdır..." diyor. Bu makalede İran'ın el koyduğu Halepçeli çocuklar ve ailelerine geri verme şartını örneklendireceğiz.

Makale: Bedel Boseli, www.bedelboseli.com

Bu 'Kürtler' bağımsızlık karşıtlığını sürekli ve sadece "özgürlük" tabirini kullanarak dillendiriyor. "Yaşasın özgürlük" olarak sloganlaştırdıkları kavramı "Kahrolsun Kürt devleti" anlamında öne sürüyorlar. Ancak birçok Kürt bunun farkında değil.  Onların bazıları bağımsızlık referandumunu desteklediğini yani halk oylamasını desteklediğini söylemiş olsada Bağımsız Kürdistan Devleti kurulmasını desteklemedikleri yönünde ifadeleri var. "Oy kulanmak demokratik bir adım, ulus devlet yani Kürt devleti gerici bir adımdır" ideolojisi söz konusu.

Geçen sene (2016) Süleymaniye ve Kerkük'te seminerler vererek, bildiriler dağıtarak kendilerince halka "Ulus Devlet yani Kürt devleti kurmanın zararlarını" anlattılar, olası referandumda HAYIR'ın çıkması için çabaladılar. Güney Kürdistan'da (Irak) Kürdistan Devleti kurmanın zamanı gelmiş, zemini oluşmuştur. Özellikle bu parça için karşı çıkanlara, yuvarlak sözler kullananlara Kürtler tepki vermeli, doğru yola gelmelerini sağlamalıdır.

Nitekim KCK yönetiminden Murat Karasu, 40 yıldır Kürtleri yönetmesine rağmen Kürtçe öğrenme gereği duymadığı gibi, Kürtlere özgürlüğü şu şekilde tanıtıyor: "Devletsiz, patronsuz, ağasız, karısız, kocasız bir dünya..."

Zaten Kürt toplumu devletsiz olduğu için ağır yaralıdır, komadadır. Aile de gitti mi bu toplum son nefesini verir, ölür...

HALEPÇE SOYKIRIMI

Halepçe kimyasal soykırımında (1988) yaşamını yitirenler ve kaybolanların ailelerin anlatımları tek kurtuluşun Kürt devleti kurmaktan geçtiğini gösteriyor.

Halepçe Kimyasal Soykırım Kurbanları Derneği Başkanı bugün yaptığı açıklamada "Sadece 90 çocuk bulunabildi, 179 çocuk halen kayıp, 73 aileden hiç bir haber alınamıyor" dedi.

Halepçe Kimyasal Soykırımı gerçekleştikten sonra, İran Hükümeti görevlileri bölgeye "İnsani yardım" adı altında gönderdi. Tedavi için İran'a götürülenlerin çoğunluğu çocuktu ancak halen çoğundan haber alınamıyor. Yani İran götürdüğü çocukları ailelerine geri vermedi, el koydu ve verilmek istenmiyor.

DEVLETSİZ GİRİŞİMŞER

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Kurumları ve resmi Halepçe Derneği, kayıp çocukların aileleriyle birlikte İran parlamentosuna gitti, hükümet yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Amaçları çocukların bulunması için bir heyetin oluşturulmasıydı.

"DEVLET İSTERSE VERİRİZ"

Ancak İran İslam Cumhuriyeti Parlamentosu "Harekete geçmemiz için Irak Merkezi Parlamentosu'nun talebi gerekiyor" dedi.

Ancak Irak Merkezi Parlamentosu tüm talep ve ısrarlara rağmen, çok basit bir adım olan çocukların bulunması için talepte bulunmuyor.

Halepçe Kimyasal Soykırımı Mağdurları Derneği Başkanı açıklamasında "Eğer Kürt olarak, Kürdistan olarak uluslararası toplumca tanınsaydık, bir devletimiz olsaydı, bu sorun kolayca çözülürdü. Çocuklarımızı bugün bulamıyorsak bu da devletsiz olduğumuz içindir" dedi.

KENDİ DEVLETİMİZ OLMADIKTAN SONRA...

Kürdistan Bölgesi hükümeti ve meclisi Irak'a bağlı resmi statü sahibi, Irak'ın Cumhurbaşkanı Kürt hem de Kürt yurtseveri, Irak merkez hükümetinde, orduda üst kademelerde Kürdistani duruşa, ruha sahip Kürt yetkililer var.

Ve bu üst düzey konumda bulunan Kürtler Halepçeli çocukların bulunması gibi çok insani masum bir konuda hiç bir şey yapamıyor. Çünkü Irak, kendi devletleri değil. Görülüyor ki devlet Kürtlerin kendi devleti olmadıktan sonra Kürtler istediği makama gelsin, halkını katliam ve soykırımlardan kurtaramaz. Eğer Kürdistan devleti kurulmuş olsaydı bu sorunlar hemen çözülürdü. Bütün anayasal ve insani konularda bu şekilde elleri kolları bağlı durumdadır.

Ortadoğu'da devletsiz Kürtler için anayasal olarak en çok hak tanıyan ülke Irak'tır. Kürtlere Irak'tan daha çok anayasal hak tanıyacak başka milletin ülkesi hiç bir zaman olmayacaktır. Ancak pratik ortada. Kürdistan devleti dışında hiç bir seçenek Kürtlerin varlığını koruyamaz; şeref ve namusunu güvenceye alamaz.

İYİ DÜŞÜNELİM

"Kürtler ne çektiyse devletlerden çekti, kalkıp bu zülüm mekanizmasını yani Kürdistan devletini kurmamalıyız" diyenlere cevaben "Aslında Kürtler ne çektiyse devletsiz oldukları için çekti" demek en yerinde cevap olur.

"Artık devletsiz, patronsuz, ağasız, karısız, kocasız bir dünyayı düşünmenin zamanıdır... Özgürlük budur... Eskiden devlet kurmayı özgürlük sanıyorduk" diyen ideolojiye sahip bazı Kürtlerin Halepçe'nin el konulmuş çocuklarını, Dersim'in Kayıp Kızları'nı düşünmesi yeterlidir.
ANASAYFA ve İLGİLİ HABERLER için BURAYI tıklayın