Kürdistan Yönetimi'nde Halklar ve Haklar (Yenilendi)

Barzani liderliğindeki Kürdistan Federasyonu'nda 5 resmi dil var, Diyanette eşit yetkilere sahip 8 ayrı dinin temsilcisi var. Her millet kendi diline göre eğitim alır, inancına göre din dersi alır. Kendi yerleşim yeri tabelalarında kendi dilleri üstte yazılabilir. Seçim barajı yok, "azınlık" milletvekilleri yeterince oy almasa da kendileri temsil edilebilsin diye, meclise girer. Hükümeti kuracak Başbakan adayı ayakalarına giderek "Gelin bu ülkeyi beraber yönetlim, size de Bakanlık verelim" der; Evet tek vekil çıkarsa bile bu böyledir. Bütün bunlar Kürdistan Anayasası'nda tüm hatları ile açık ve net bir şekilde güvence altındadır. Ve bütün sorunların diyalog yolu ile medenice çözülmesinden yanalar. Evet Ortadoğu gibi bir yerde böylesine ileri bir medeniyet...

Makale: Bedel Boseli, bedelboseli.com

Yani; Kürdistan Federasyonu'nda Kürtler Kürtçe, Araplar Arapça-Kürtçe, Türkmenler Türkmence-Kürtçe, Süryaniler Süryanice-Kürtçe eğitim alıyor. Ezidi, Hıristiyan, Zerdüşti, Yahudi, Yaresan... kendi dinlerine göre din dersi alıyor... Ve daha fazlası!

Kürdistan, istila, zülüm ve esaretten sıyrılıp özgürleşirse, farklı ulus ve inançların durumları ne olur diye düşünüyorsak Kürdistan Federasyonu'na (Irak) bakmak iyi bir yöntemdir. Bu bize Kürtlerin özgürleşmesi halinde Ortadoğu ve insanlık tarihine ne gibi katkılar sunacağını da gösterecektir aynı zamanda.

Görünen o ki; Özgürleşen Kürt halkı, farklı dil, din ve uluslara karşı adilane potansiyelini Ortadoğu toplumlarına en iyi örnek teşkil edecek derecede ortaya koyuyor. Bu güzel pratikleri Barzani liderliğindeki Kürdistan Federasyonu'nda sosyal, siyasal, kamusal alanlarda görmek oksijenin varlığı gibi sıradandır artık. Dahası Kürtler sadece kendileri için mücadele etmedi, etmiyor.

Şimdi bir kaç örnek ile durumu ele alalım.

Zamanında Güney Kürdistan'dan sürülen Hıristiyanlar'ın köyüne, Kürtler yerleşir. Kürdistan başkaları tarafından yönetildiği sürece bu düzen böyle gider. Fakat Kürtler, Irak'a karşı özgürleşip kendi Federasyonlarını kurduklarında herşey baştan aşağı değişir. Başkan Barzani ve Kürdistan parlamentosu, Kürdistan dışına sürülmüş / göçmüş değişik inanç sahipleri ve halklara çağrı yaparak onları kendi asıl topraklarına, anavatanlarına davet eder. Bunun yanı sıra Kürdistanlı olmayan fakat kendilerini güvende hissetmeyen, nispeten az nüfuslu halklar da Kürdistan'a davet edilir. Onlara pozitif ayrıcalıklar tanınır, ulusal, dilsel ve dini hakları Kürdistan anayasa taslağının değişmez, karşı karar çıkarılamaz maddesi olarak güvenceye alınır. Çoğunluk oldukları yerleşim yerlerinde dilleri resmi dil olarak kabul edilir.

İbritlik bir sürgün ve geri dönüş olayı

Örneğin bir Hıristiyan köyü var ki bir zamanlar katliamlar yapılarak ahalisi Bağdat tarafına sürülmüş, boşalan yerlerine de Kürtler yerleştirilmişti. Ne zaman ki Kürtler  özgürleşip kendi federal yönetimlerini kurar, sürgün edilmiş Hıristiyanlar Kürtler tarafından kendi köylerine geri çağrılır. Orada yerleşen Kürt Müslümanlara başka yerde köy kurulur, beslenme, barınma temel ihtiyaçları yeterli derecede karşılanır. Köylerine dönen bu Hıristiyanlara ev, maaş ve ücretsiz erzak imkanı verilir. Köyün giriş tabelası kendi dilleri üstte olacak şekilde, altındaysa Kürtçe ve Arapça yazılır.

Anlatımlara göre bu köyde kalmak isteyen yaşlı bir adam (Müslüman-Kürt), "Burada büyüdüm, tüm anılarım burada, müsaade ederseniz kalmak istiyorum" deyince yeni gelen Hıristiyan'lar memnuniyetle kabul etmişler. Etmişler etmesine de Kürdistan yönetimi başkalarının ata toprağında kalmakta ısrar ettiği için bu yaşlıya verdiği ve vereceği imkanları kaldırmış (Maaş, erzak, ev...). Buna karşılık Hıristiyan ahali yönetimi protesto ederek "Bize verilen imkanlar, ona da sağlanmadığı sürece, biz verdiğiniz hiç bir şeyi kabul edemeyiz" deyince, Kürdistan yönetimi de olumlu cevap vermiş.

Roboski'den sürgün edilen Keldani Halkı'nın korumaya alınışı

Ayrıca Kuzey Kürdistan şehirlerinden yani Türkiye Kürdistan'ından, zamanında soykırımlarla sürgün edilen Hıristiyan ve diğer dini topluluklar Bağdat gibi Irak'ın uzaka bölgelerine sığınırlar. Kürdistan Yönetimi ilan edildikten hemen sonra, onları can güvenlikleri için Irak'ın değişik bölgelerinden Kürdistan Federasyonuna geri çağırır. İnsani, ulusal ve dinsel ihtiyaçları şartsız karşılanmaktadır. Bu yerleşim yerlerini gezerken, Zaxo'ya bağlı Pirekan köyünde, Şırnak ilinden Bağdat'a sürgün edilen, adı QIRYO (Kiryakos) olan Hıristiyan - Keldani dedemin torunları ile karşılaşınca duygulu anlar yaşamıştım. Babamın annesi bu ailedendir. Kürdistan yönetimi o Şırnaklı (Roboski / Bêjih Köyleri)  Keldani'leri Bağdat'tan getirip sınırın öbür tarafında Roboski'ye yakın bir yere yerleştirdi. Dedemiz Qiryo'nun adı verilen muhtar Qiryo'nun en büyük isteği Şırnak iline bağlı Roboski ve Bêjih köylerine gidip, dedesinin ev ve bahçelerini görmek. Anlaşılan o ki yaklaşık yüzyıldır çocuklarına hasretle aktarmışlar...

Bu ve benzeri somut pratiklerden anlaşılıyor ki Kürdistan'a dayanışma, barış ve huzur ortamı sömürgecilerin gidip Kürdistani yönetimin geldiği bir durumda gelebiliyor.

Zaten Hıristiyanlara yardım amaçlı 1955'te kurulan ve uluslararası çapta faaliyet gösteren Open Doors adlı kuruluş, yaptığı geniş çaplı araştırmalar neticesinde yayımladığı istatistiklere göre Türkiye Hıristiyanlar için en tehlikeli ülkeler arasında gösterilirken, Federal Kürdistan ise en güvenilir ülke olarak belirtilmiş. Eminim ki ileriki yıllarda Batı Kürdistan (Suriye) için de aynı medeni ve insani gelişme raporlara yansıyacak.

Kürdistan Federasyonunda farklı halkların dilleri, Kürtçenin yanında eğitim dilidir. Dikkat edelim. Kendi dillerini öğrenmek bir yana bilim ve kültür derslerini kendi dilleriyle öğreniyorlar.  Kürdistan Anayasa'sına, Kürtçe dışındaki diller için koyulan yasa komisyon tarafından şöyle açıklanmıştı "Bu diller Kürdistan'ın zenginliği olup, korunmaları, geliştirilmeleri, desteklenmeleri lazım... Eğitim dili olmayan bir dil yok olma durumu ile karşı karşıya kalabilir, bunun için bu diller eğitim dili olacaktır. Bu dillerin resmi statüsüne karşı hiçbir kanun Kürdistan anayasasına konulamaz, teklif dahi edilemez (...)".

Örnek olarak Kürdistan Anayasasının 14. maddesine bakabiliriz.

Madde 14:

1- Kürdistan Bölgesi'nde resmi dil Kürtçe, Arapça, Türkmence, Süryanice ve Ermenice'dir. Bu Anayasa, Kürdistan Bölgesi vatandaşlarının, resmi eğitim kurumlarında, hiçbir şarta bağlı olmaksızın anadilleri ile eğitim görme hakkını güvence altına alır ki bu da Kürtçe, Türkmence, Arapça, Süryanice/Keldanice ve Ermenice'yi kapsar.

2- Türkmence ve Süryanice / Keldanice, Kürtçe ve Arapça'nın yanında iki asıl dildirler; bu dilleri konuşanların çoğunlukta olduğu yerlerdeki dairelerde kullanılırlar ve bu durum yasa ile düzenlenir.

Kürdistan Federasyonunun kusursuz olduğunu söylemek yanlış olur. Nitekim kendim eksiklikleri sık sık Başkan Barzani'nin yarı resmi gazetesinde sık sık dile getiriyor, gerekli eleştirileri en yüksek dozda özgürce yapıyorum. Fakat her şeye rağmen uygulamalardan anlaşılıyor ki Kürdistan'ın özgürleşmesi, bölgedeki farklı halk ve inanç sahipleri için güvence, tüm Ortadoğu halkları için umut ışığı olacaktır.
ANASAYFA ve İLGİLİ HABERLER için BURAYI tıklayın