Hangisi İslam dışı: Türkiye ismi ve bayrağı mı, Kürdistan mı? (Yenilendi)

Geçen gün Mazlumder’in İstanbul'un Fatih ilçesindeki Roboski yürüyüşüne Türkperest bir grup saldırı düzenledi. Saldırının bahanesi “Ümmetin yolu Kürdistan’dan geçer” pankartıydı. Saldırgan grup “Burası Fatih burada Kürdistan lafını kullanamazsınız" diyordu.  Onlar kendilerince İslam adına oradaydılar ve Kürdistan tabiri “din dışı, karşı cihat edilesi bir şeymiş”. “Kürdistan” ismine saldırıyı tekbir sesleri eşleğinde gerçekleştiriyorlardı.

Makale: Bedel Boseli, bedelboseli.com

Hele gelin bir bakalım “Türkiye” ismi ve bayrağı mi yoksa “Kürdistan” mı İslam dışı?

Türk Bayrağının Kökeni

Çok tanrılı inancın İstanbul'da hakim olduğu Bizans döneminde, tanrıça Diana'nın simgesi olan yıldız sembol olarak kullanıldı. Daha sonraki Hıristiyanlık döneminde ise İstanbul Hz. Meryem'e adandı. Onun simgesinin ise ay idi.

Böylece her iki simgenin İstanbul ve Bizansın simgesi olarak bir araya geldiğidir. İstanbul Osmanlılar tarafından fethedilince, putperestliği de barındıran bu simgeler, Osmanlılarca devralındı. Ondan sonra bu iki simgenin Türklük ve İslamiyeti temsilen kullanılmaya başlandı.

Kürdistan ve Türkiye isimlerin kökeni

Siyasi ve coğrafi anlamda “Kürdistan” ismi tarihi seyir içinde Allah tarafından bahşedilmiş doğal bir isimdir, özellikle İslam Kültürünün bir rengidir. Lakin Bediüzzaman Saidi Nursi, Ebu Hanif Dinevari, El-Cezeri gibi hemen hemen bütün İslam âlimleri “Kürdistan” ismini coğrafi ve siyasi manada çok çok kullanmışlardır. İlgili kitap ve tarihi kaynaklar da piyasada mevcut. Yani Kürdistan ismi zulümle, istila ve baskı ile bir yere verilmiş değildir; Allah'ın vergisidir.

Foto: Alman ressam Stefan Lochner (1410–1451) tarafından 1445 yılında çizilen "Adoration of the Magi" adlı resim, bayraklara dikkat edin



Foto: Bir tarafında Tanrıça Artemis, diğer tarafında hilal-yıldız bulunan Bizans sikkesi

“Türkiye” ismi ise ilk olarak İslam düşmanı Bizans ve dahi Hıristiyan Haçlı orduları tarafından ortaya çıkarılmıştır (Turchia). Ve son büyük İslam alimlerinden Bediüzzaman Saidi Nursi hazretlerinin “Deccal” dedikleri tarafından bu devlete isim olarak verilip pratikte uygulanmıştır. Bu “Türkiye” ismini Hristiyanlardan alıp devreye sokanlar, camileri, ezanı, Kuranı Kerimi yasaklayanların ta kendisiydi. Bu zihniyetin amacı İslam toplumlarını parçalamak, Irkçı bir devlet ortaya çıkarmaktı; Ki başardılar. Öyle başardılar ki günümüz Türki Müslümanlar onların zihniyetini İslam adına kutsuyor. Google’de “Türk isminin kökeni” yazın ve görün kaynakları.

Şimdi varın siz karar verin: “Kürdistan” ismi mi İslam dışı yoksa “Türkiye” mi?

***
1060 yıl önce Büyük İslam Âlimi Ebu Hanif Dinevari hazretleri (Doğumu: 828 – Vefatı: 896) hem Kürdistan haritasını çizmiş, hem de Kürtlerin Kökeni ve Tarihini bir kitap olarak yazmıştır. Bunun yanı sıra  977 yılında İslam âlimi Muhammed İbn Hawqal, Kürdistan haritasını çizmiştir. Bunlardan çok sonra da Kürdistan tabirini Türk Selçuklu devleti siyasi ve coğrafi anlamda kısıtlı bir bölge için kullanmamıştır. Daha nice İslam âlimleri Kürdistan tabirini kullanmıştır eserlerinde. Osmanlı sultanı Abdulhamit Han’ın kendisi bizzat “Kürdistan” adı ile harita çizdirmiş, bu harita şu an piyasadadır.
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri de eserlerinde bol bol kullanmıştır. Nitekim Tenvir ve Zehra yayıncılık dışındaki yayınevleri hemen her konuda Bediüzzaman hazretlerinin eserlerini tahrif ederek Kemalizme uydurmuşlardır. Bu tahriflerden “Kürt” ve “Kürdistan” ismi de nasibini aldı, almaya devam ediyor. Bu arada piyasada Kemalizme uyarlanmış sahte “Risalei Nurlara” dikkat edin.

Özellikle bir dön em Türk Devletinin sahibi olan malum Cemaat Risalei Nur’larda “Kürt” yerine yer yer “Türk”, “Azeri”, “Bedevi”, “Şarklı/Doğulu” yazmış. “Kürdistanı” kaldırarak “Türkiye”, “Asyalı” gibi tabirler kullanarak antikürt Kemalist geleneği “İslam adına” kutsadı, kutsamaya devam ediyor.

Mesela piyasada ezici çoğunluğu sahte olan Risalei Nur’lar üzerinden şöyle bir örnek verebiliriz:
***
Metnin gerçeği: Rüstem-i zal ve Selahaddin –i Eyyubi gibi Kürt dahi kahramanlarıyla bir çadırda oturan…

Metnin sahtesi: Salâhaddin-i Eyyubî ve Celaleddin-i Harzemşah ve Sultan Selim ve Barbaros Hayreddin ve Rüstem-i Zâl gibi ecdadlarınızdan emsalleri gibi dâhî kahramanlar ile bir çadırda oturan…
***
Zaten Müslümanlar arasındaki bugün ki fitnelerin sebebi bu Türkperest yaklaşımlar değil midir?

Sadece bu kadarı değil Türk İslami yayınevlerinin hemen hemen hepsi (bir iki istisna hariç) bütün İslam âlimlerinin, aydınlarının eserlerindeki “Kürt” ve “Kürdistan” tabirlerini bilinçli olarak kaldırmışladır. Böylece "Ataput"larına olan ibadetlerini kin ve nefretle yerine getirmişlerdir.

Başka bir örnek verirsek;

İstanbul Büyükşehir Belediye tarafından 06 Temmuz - 20 Temmuz 2007 günleri arasında Karaköy Vapur İskelesi'nde “Boğaziçi’nde Asırlık Seyahatin Öyküsü" adlı sergi açılır. Sergide gösterilen gemilerin isimleri Osmanlıca harfler ile yazılmış, günümüz insanları anlasın diye şimdiki Türkçe alfabesiyle de isimler yazılmış. Fakat orijinal Osmanlıcada “Kürdistan” adlı geminin ismi günümüz Türkçe alfabesiyle yazılmamıştı.

Evet, bunu yapan Türk Müslümanlarının kalesi ve mayası sayılan İstanbul Büyükşehir belediyesi. Ve Türk Müslüman (!) aydınlar da bunu bildikleri halde haksızlık karşısında sustular, susuyorlar. Bu suskunluk asıl fitnenin sebebi…

Görülüyor ki “Kemalizm bitti, gitti, Ergenekon son buldu” demeleri kandırmacadan ibaret. Tıkanan bu putperest kültür ve geleneği, hatta beşeri Kemalizm dinini; İslam diye yutturarak sürdürüyorlar. Bu başarılarını Türk Müslümanlarının ruhsal durumu ve pratiklerine bakarak, her alanda net görebiliyoruz. Örneğin Türk Müslümanlarının ezici çoğunluğuna göre İslam ve Allah Türk sınırları ile sınırlıdır. Bilinç altına böyle yerleştirilmiş. Halbuki HAK din İslam evrenseldir.

Bunlar başarıyla Muhhammedi İslam yerine Kemalist İslamı (!) Türklere yutturuyorlar. Bunu başarmanın en kolay yolu, bir şeytan üretmek, halkı onunla korkutmak ve kendine sığındırmaktır. İşte bu temelde Kürdistanı düşman ve tehlike olarak gösteriyorlar.

Coğrafi ve siyasi anlamdaki köklü “Kürdistan” ismi bizim için tartışma veya ispatlama konusu hiç değil. Sadece bu Kemalist ruhlu ateist ve sözde Müslüman, Türkperest faşistlerin ne derece kültürsüz ve boş olduklarını, Müslüman olmayıp aslında putperest olduklarını göstermek istedim…

Hakikaten İslam tarihi açısından baktığımızda “Kürdistan” ismi coğrafi ve siyasal anlamda İslam kültürünün bir rengi olup, çok eski ve köklüdür.

“Türkiye” ismi ise SADECE İslam ve Kur’an düşmanı Bizans ve Kemalistlerin; Camilerimizi Ahır yapıp, Ezanı Muhammediyeyi yasaklayanların, Hristiyan batıdan alıp daha dün önümüze koyduğu bir isimdir.

Aslında hangi ismin İslam dışı olduğu açık seçik meydanda.
ANASAYFA ve İLGİLİ HABERLER için BURAYI tıklayın