Dr. Qasimlo; Hayatı, mücadelesi ve hazin sonu!

KDP İran, Kürdstan Demokrat partisi Foto: Dr. Abdurrahman Qasimlo Dr. Ebdulrehman Qasimlo, Kürdün barışa uzattığı elin hep kesildiğine örnektir, aynı zamanda iyi niyetli Kürt şahsiyetlerin saflığının acı neticesidir. Bu makalede Dr. Qasimlo'nun yaşamı, mücadelesi ve tecrübe sahibi Barzani hareketinin tavsiyelerini kulak ardı etmesinin hazin sonucunu; Kürdistan'a acı bir fatura olarak yansımasını göreceğiz.

Makale: Bedel Boseli, bedelboseli.com

Adı: Abdurrahman Qasimlo
Doğum tarihi: 22.12.1930, Urmiye
Şehadet tarihi: 13.07.1989, Viyana

Doğu Kürdistanlı (İran) lider Dr. Qasimlo, akademik ve entelektüel yapısıyla Kürdistan milli davasına hizmet eden, bir liderdir. Çok zengin bir aileden gelmesine rağmen, dünya nimetlerini bir kenara itmiş varlığını kendi halkına adamış şehid... Sadece kendi halkı değil bütün ezilen halkların dertlerini dert edinmiş adalet tutkunu.

Özellikle biz Kuzey Kürtleri Qasimlo’yu Şivan Perwer’in sesi ile tanıdık. O şarkıda “Doktor Qasimlo mamostayê gelê xwe” (Doktor Kasımlo halkının öğretmeni) girişiyle ruhumuza nakış nakış işlendi, işleniyor…

(Artık tam bilinçle dinlenebilsin diye, anlamayanlar için yazının sonunda bu stranın (şarkının) sözleri ve çevirisini sunuyorum sizlere)

22 Aralık 1930’da Kürdistan’ın Urmiye kentinde dünyaya gelen Aburrahman Qasimlo, Kürdistan Demokratik Partisi - İran (KDP-İran)‘ın lideri oldu. Kürtlerin de her millet gibi özgür ve özgün bir ulus olması gerektiği düşüncesi ile girişimlerde bulunur. İran'ın laik Şah rejimin yıkılması ile 1979'da İslami bir İran devleti kurulur.
Ancak Qasimlo'nun partisi KDP-İran ve diğer Kürt partilerinin politik acemiliği Doğu Kürdistan'ı yıkıma uğratır. Nitekim kendisi elit bir ailede büyüdü, Avrupa'da, akademik ortamlarda büyümüş bölgenin siyasi pratiği ile pek uyumlu sayılamazdı.

İran'da şah rejimi devrilince tüm ağır silahlar Kürtlerin yani Qasimlo'nun partisi ve Komala'nın (Kürdistan Kominist Partisi) eline geçer. Kürtler doğu Kürdistan'da Peşmerge himayesinde bir kaç yıl özgür yaşar.  İran, Kürtler ile silahlı savaşa girmek ister, bunun için Kürtleri sürekli kışkırtır. Ancak Barzani İran'ın eline koz verilmemesinden yanaydı; Yani savaşmamak için tüm yolların denenmesinden yanaydı. Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Celal Talabani ise Kürtlerin İran ile direk savaşa girmelerini ister; savaşa girerlerse kendilerini destekleyeceklerini söyler. O zaman Talabani'nin Saddam ile ilişkileri iyiydi. Talabani, Irak'ın destek vaatlerinden hareketle Doğu Kürdistanlı Kürtleri İran'ın üzerine sürmek istedi.
Barzani doğu Kürdistan'lı parti ve Peşmerge komutanlarına "Bir kazanım elde ettiniz burada. Bunu temellendirirseniz Kürdistan'ın diğer parçaları için de bir ışık olacaktır. Siz savaşmamanın yollarını arayın, zaman kazanmak için diyalog ile sürdürmeye devam edin; Bu Kürdistani kazanımları güvenceye temelinde İran Hükümeti ile anlaşmaya çalışın. Aksi taktirde Kürtler yenilir, büyük bir yıkım meydana gelir."

Ancak Celal Talabani, Irak'ın isteğiyle devreye girerek Qasimlo'ya "Barzani'yi dinlemeyin zayıf halde iken İran ile savaşın, Irak ile beraber arkanızdayız" dedi.

Ve bir dizi provokasyon neticesinde İran Kürtlerin üzerine sürülür. Bu provokasyonların olmaması için Barzani liderliğindeki KDP çok bedel, çok kadrosunu yitirir ancak önüne geçemez. Irak merkezli bu provokasyonun bir hedefi de Barzanilerdi.

Savaş çıkınca, Qasimlo ve arkadaşlarına "Arkandayız" diyen Talabani ve Irak hemen kenara çekilir.

Kürtler bu iç savaşta zayıflar, İran ordusu Kürdistan'a girer. Bütün ağır silahlar ve kazanımlar adeta uçtu gitti. Ardından  kalaşnikoflarla dağlarda gerilla taktiği ile savaş verirler.

Uzun soluklu gerilla savaşından sonra; 1988 yılında İran İslam Cumhuriyeti yönetimi, Kürt tarafı ile masaya oturmak istediğini söyler. Kürt Ulusal Lider ve aydın Dr. Qasimlo masaya oturmak üzere Viyana’da buluşmaya gitmeyi kabul eder.

Mesut Barzani hemen Qasimlo ile iletişime geçerek "Sakın onların istediği yere gitme, Fransa ile ilişkilerimiz var, polis koruması altında git" der. Ancak Qasimlo "Bu defa İran'ın Kürtlerin haklarını kabul edeceğine dair teminat var, ve başka tarafların haberinin olmaması lazım" der. Mesut Barzani Qasimlo'ya "Yanlış yapıyorsun, İran'a güven olmaz. Daha önce çok sayıda Kürt lideri böyle tuzaklarla öldürdüler. Madem gitmek istiyorsun, lider Mustafa Barzani'nin taktiğini uygula" der.

Qasimlo taktiğin ne olduğunu sorunca Barzani "Düşmanları ile görüşmek istediği zaman kararlaştırılan yere, kendisi gitmez adamlarını gönderir. O adamlar görüşmeye gelen heyeti, alıp kendisinin istediği bambaşka bir yere görüşmek için götürür."

Ancak Qasimlo İran İslam Cumhuriyeti'ne güvenerek gider, orada tuzağa düşer. İkinci defa Barzani'yi dinlememenin acı sonucunu yaşar.
Nitekim Mesut Barzani, Abdullah Öcalan'a da "Sakın Kürdistan dışına, Avrupa'ya gitme, seni orada tuzağa düşürürler, gel Kürdistan' dağlarında savaşçılarınla beraber kal, bu halk seni korur" demişti. Ancak Öcalan Barzani'yi dünlemedi ve tuzağa düşürülerek tutuklandı.

Böylece şimdiki İran Devlet başkanı Mahmud Ahmedinejad’ın da içinde olduğu İran müzakereci (!) tarafı komplo ile barış masasında Dr. Qasimlo’yu şehid eder.

Dr. Qasimlo'nun hayatı...

Kürdistanın Urmiye kentinde 22 Aralık 1930’da dünyaya gelir. İlk ve orta öğrenimini Urmiye’de bitiren Qasimlo eğitimini tamamlamak üzere Tahrana gider. Aslında Urmiye’nin en zengin ailesindendi. Bu varlıklı hayatı onu Kürtlerin maruz kaldığı zulmü görmekten alıkoymaz. Henüz 15 yaşındayken Kürdistan Gençleri Demokratik Birliği kurulur ve orada aktif rol oynar. Sene 1945 idi ve Kürt Mahabad Cumhuriyeti Kuruluydu. Tabii Kürt cumhuriyeti yıkılınca Kürt örgüt ve kurumları da kapatılır. Fakat genç Qasimlo gizlice Kürdistan Demokratik Partisi (KDP-İRAN)’da faaliyetlerine devam eder.

Yüksek lisans eğitimi için Fransa’ya gider. Oradan da Çekoslovakya’ya geçer. Burada Siyaset ve toplum üzerine üniversite eğitimini tamamlar. Bu sırada (1955), İran’da Şah rejimine karşı antiemperyalist ortak mücadelesi baş gösterir. Çünkü Şah Rıza Pehlevi şimdiki Türkiye İktidarının yaptığı gibi, ülkeyi Amerika’nın karakolu haline getirmişti. Bu antiemperyalist mücadeleye karşı Qasimlo hemen İran’a döner ve aktif olur. 5 yıl sürekli mücadeleden sonra Prag’a doktorasını yapmak üzere döner. 1970’lerde Kapitalist Ekonomi, Sosyalist Ekonomi ve Ekonomik İlerleme Teorisi üzerine üniversite dersler verir.

1970 yılında Kürdistan’ın Güneyi (Irak)’ta, Kürdistan Federasyonu kurulur. Bunun üzerine Kürt Ulusal Liderimiz Mela Mustafa Barzani, Dr. Qaimlo’yu yeni kurulan Kürdistan’a katkıda bulunması için çağırır. Qasimlo hem Kürdistan Federasyonuna hizmet eder, hem de diğer Kürdistan parçalarında da faaliyetler yürütür. 1973 senesinde Kürdistan Demokratik Partisi-İran (KDP-İran) yönetimine seçilir.

1975’te Türkiye ve Amerika’nın ortak girişimiyle, birbirine düşman olan Irak ve İran, Kürtlere karşı birleştirilir. Türkiye’nin girişimiyle Cezayir’de kurulan bu anti Kürt, emperyalist cephe, Kürdistan Federasyonuna son verir.

Dr. Qasimlo Fransa’ya gider. Paris’in Sorbon üniversitesinde Kürt dil ve kültürü dersleri verdi.

O dönem, İran’da yeni bir akım baş göstermişti. Bu yeni İslami akım, Şah diktatörlüğüne karşı özgürlük ve insan hakları için mücadele ediyor, devrim sonunda her kesimin özgürce yaşayabileceği bir İran İslam Cumhuriyetinden bahsediyordu. Gerçekleştirilen ortak mücadelede Kürt ulusu da vardı. Ve Kürtlerin “İslam cumhuriyetinde özgürce yaşayabilecekleri, dil ve kültürünü her alanda kullanabilecekleri” sözü verilirdi.

Devrimci İranlıların lideri Humeyni Dr. Qasimlo gibi Paris’te sürgün hayatı yaşıyordu.

Şah devrimci mücadeleye dayanamayıp İran’ı terk edince Humeyni ve Dr. Qasimlo İran’a dönerler.

Fakat bir anormallik vardı. Yeni İran yönetimi tıpkı eskisi gibiydi Kürtlere, Azerilere, Araplara karşı. Bunun üzerine Dr. Qasimlo sorunların barışçıl yöntemlerle haledilmesi için girişimlerde bulunur.  Uzmanlar meclisinde görev alan Kürt önder Qasimlo, Kürtlere özerklik verilmesi için memorandum sunar. Fakat red edilir. Kürtlere daha çok baskı yapılır.

Qasimlo ve arkadaşları “Kürt halkının inkarı ve baskı girişimlerinin kabul edilemeyeceğini, şartların iyileştirilmesi gerektiğini (…)” söyledikçe daha çok baskı uygulanır. Kürt tarafı “savaşın iyi olmadığını, sorunların masada çözülmesi gerektiğini, muhattabın da Kürt partileri”olduğunu dese de cevap olarak “konunun Kürt partileri ile müzakere edilemeyeceği” söylenir. Barzani Qasimlo ve diğer Kürt liderlerden diyalog yolu ile çözümün olmasında ısrarcı olmalarını ister. Savaş sonucunda Kürtlerin tüm kazanımlarının elden gideceğini ön gördüğünü söyler. Ancak Talabani devreye girerek onları İran ile savaşmaya ikna eder.

Ve Talabanin'in provokasyonu ile sabaş başlar. İran İslam Devrimi lideri Humeyni, Kürtlere karşı cihat başlatır. H

Qasimlo’nun lideri olduğu PDK-İran ile başka bir Kürt partisi olan KOMİNİST KOMALE PARTİSİ İran'a karşı beraber savaşırlar. Şiddetli savaş ve çarpışmalar yıllar yılı sürer.

1989 yılında Dr. Qasimlo, Sosyalist Enternasyonel Tolantısına katılmak, mazlum Kürtlerin sesini dünyaya duyurmak üzere Avrupaya gider. Burada İran yönetimi Dr. Qasimlo’yu sorunları müzakere etmek üzere masaya çağırırır. Bu müzakereci grubun içinde geçen dönemlerde İran Cumhurbaşkanı olanMahmud Ahmedinejad’da vardı. Ve müzakere masasında Dr. Qasimlo ile yardımcısı Dr. Fazıl Resul, Abdullah Qadirî Azer katledilirler.

Hewa ve Mîna isimli iki çocuğu olan Dr. Qasımlo, 1952 yılında meşhur İngiliz edebiyatçı-Filozof Helen Krulich ile evlenmişti.

Piyasada Kürtçe, Türkçe, İngilizce gibi dillerde yayımlanan Kürtler ve Kürdistan isimli kitabı mevcuttur. Akademik düşünce sistemi ve tecrübeleriyle harmanladığı bu eserini tavsiye ederim. (Bedel Boseli, bedelboseli.com)

Dr. Qasimlo stranını altyazılı olarak hazırladım:
ANASAYFA ve İLGİLİ HABERLER için BURAYI tıklayın